YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/392
KARAR NO : 2010/3374
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, 02.02.1983 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşaa olunan C Blok 21, D Blok 1 ve 2 ve E Blok 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin davalı …’ın yakınları olduğu ileri sürülen … ve …’ye satıldığı, oysa bu bölümlerin davacı yükleniciye ait olduğu ileri sürülerek tapularının iptâli ile davacı adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davacının kesin mehile rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davanın açılmasından sonra D Blok 1 nolu dairenin davalı … tarafından diğer davalı …’ye, 2 nolu dairenin Abdülhalik Gönül’e, ondan da …’a, E Blok 1 nolu dairenin de davalı … tarafından …’a satıldığı anlaşılmaktadır. Bozma öncesinde bu devirlere ait belgeler dosyada yer almadığından taraf teşkilinin sağlandığı düşüncesi ile bu konuda HUMK’nın 186. maddesi uyarınca bozmaya yer verilmemiş ise de, bu defa devir hususları anlaşıldığından mahkemece öncelikle davacıya HUMK’nın 186. maddesindeki tercih hakkının kullandırılması, yeni maliklere davanın yöneltilmesi halinde davada yer almayan … ile …’ın mirasçılarının davaya katılmalarının sağlanması gereklidir. Taraf teşkili kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece
re’sen nazara alınması gerektiğinden taraf teşkili tamamlanmadan verilen kesin mehlin bağlayıcı yönü bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece öncelikle HUMK’nın 186. maddesi uyarınca taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra tarafların delillerinin toplanıp davacının iddiaları yönünden gerektiğinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişiden rapor alınarak ve aynı konuda arsa sahibinin Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin açtığı 2009/681 E. sayılı dosyada işlem gören dava dosyası da dikkate alınarak dava sonuçlandırılmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan usul yönünden davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.