Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/844 E. 2010/2259 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/844
KARAR NO : 2010/2259
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, PVC doğrama işinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı anlaşma bulunmadığı gibi, davalı da akdî ilişkinin ortağı bulunan … ile yapıldığını savunmuş, … ile … isimli kişilerin tanık olarak dinlenmesini istemiş, … akdî ilişkinin davalı ile birlikte kurulduğunu, ancak 3.000,00 TL’nin davacıya ödendiğini bildirmiş, diğer tanık ise davalının borcuna mahsuben davacıya ödeme yaptığını söylemiştir. Davacı tanığı da 04.05.2009 tarihli celsedeki imzalı anlatımında, 3.000,00 TL’nin başka borca mahsuben ödendiğini, bu davada toplam iş bedelinin 4.950,00 TL olduğunu, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Bu haliyle davalının dayandığı tanıkları davacıyla akdî ilişki kurulduğunu beyan ettiklerinden ve davalı da ortak işletilen kahvehaneye davacının cam işi yaptığını 28.09.2009 tarihli celsedeki imzalı beyanıyla kabul ettiğinden, taraflar arasında PVC doğrama işinin yapımı konusunda sözleşme bulunduğu kabul edilmelidir. O halde, mahkemece yapılması gereken iş, bedel konusunda uyuşmazlık bulunduğundan BK’nın 366. maddesi uyarınca imalâtın yapıldığı yıl piyasa fiyatlarıyla bedelini bilirkişiye hesaplattırmak, davacıya ödenen 3.000,00 TL’nin başka işe ilişkin olduğu hususunda kanıtlarını ibraz ettirmek, kanıtlanamadığı takdirde saptanan iş bedelinden mahsup etmek, davalı temerrüdü kanıtlandığında buna göre davayı kabul etmek, 3.000,00 TL ödemenin başka işle ilgili olduğu kanıtlandığında ve davalının ödemelerle ilgili yemin teklifi hakkı da olduğu hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.