Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2498 E. 2010/3405 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2498
KARAR NO : 2010/3405
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelleri ile gecikme tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tahsili isteminin kabulüne, gecikme tazminatı yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan Mimar Bilirkişi İbrahim İşiışık tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen ve Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/307 Esas, 2005/357 Karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna atıfda bulunulmak suretiyle 34.560,00 TL değerinde eksik ve ayıplı imalât olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu miktarın davalı yüklenici şirketten tahsiline karar verilmiştir. Davalı yüklenici şirket vekili bu eksik ve ayıplı işlerin daha sonra müvekkili şirket tarafından giderildiğini savunmuştur. Bu konuda bilirkişi raporunda bir açıklık bulunmamaktadır. Daha önce varlığı bilirkişi raporuyla belirlenen eksik ve kusurlu işler davalı yüklenici şirket tarafından giderilmişse bunların bedelinin tahsiline karar verilemez. Eksik ve ayıplar taraflar arasındaki sözleşme devam ederken giderilmişse, kural olarak bunları yüklenici şirketin giderdiği kabul edilir. Arsa sahibi eksik ve ayıpların kendisince giderildiğini iddia ediyorsa, bu iddianın ispat yükümlülüğü arsa sahibindedir. Bilirkişiden eksik ve ayıpların giderilip giderilmediği konusunda yukarıda açıklanan kurallara göre açıklayıcı rapor alınmadan, daha önce kesinleşen dosyadaki bilirkişi raporu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak bu konudaki istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı arsa sahibinin kendisine ait 1, 3, 7, 9 ve 11 numaralı bağımsız bölümleri çeşitli tarihlerde sattığı belirlenmiştir. 1 numaralı bağımsız bölüm davanın açıldığı tarihten sonra satılmıştır. 11 numaralı bağımsız bölümün satış tarihi 09.08.2004’tür. Bu bağımsız bölümlerin satılmış olması satış tarihleri dikkate alındığında karar altına alınan gecikme tazminatına etkili değildir. Ancak 3, 7 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin 30.12.2002 tarihinde satıldığı anlaşıldığına göre, bu bağımsız bölümler yönünden satış tarihi olan 30.12.2002’ye kadar gecikme tazminatının hesaplanması gerekirken, bu bağımsız bölümler yönünden de 27 ay gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş bilirkişiden ek rapor alınarak, eksik ve ayıpların daha sonra giderilip giderilmediğinin belirlenmesiyle gecikme tazminatının 3, 7 ve 9 numaralı bağımsız bölümler yönünden 30.12.2002 tarihine kadar hesaplattırılmasından, eksik ve ayıplar daha sonra giderilmişse bu konudaki istemin reddedilmesinden, davacı eksik ve ayıpların kendisi tarafından giderildiğini iddia ediyorsa bunu da kendisine ispat imkânı tanınıp sonucuna göre değerlendirilerek hüküm kurulmasından, eksik ve ayıplardan giderilmeyenler varsa bedellerinin tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bent uyarınca kararın davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.