YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5183
KARAR NO : 2010/3422
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … İnş. San. Tic. A.Ş. vekili Avukat … ve davalı … Uluslararası Bilişim İletişim Tek. Arge Dan. Dest. San. Tic. A.Ş. vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, TÜBİTAK binası inşaatının hafriyat işlerinden kaynaklanan bakiye alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle açılmıştır. Davalılar, yetki ve iş bölümü itirazında bulunmuş, ayrıca sözleşmenin alt taşeronları dava dışı … Ltd. Şti. ile yapıldığını, davacı ile akdî ilişkileri bulunmadığından davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın ıslah olunan değere göre kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalıların yetki ve işbölümüne yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalılar arasında yapılan sözleşme ile … İnş. A.Ş. diğer davalıya ait binanın inşaatının yapımını yükümlenmiştir. … İnş. A.Ş., dava dışı … İnş. Ltd. Şti. ile imzaladığı sözleşmede, inşaatın hafriyat işlerinin … Ltd. Şti.’ce yapılmasını kararlaştırmıştır. Davacı, inşaatın hafriyat işlerinin yapımının kendisine devredildiğini, davalılarla ve dava dışı .. Ltd. Şti. ile bu konuda sözlü anlaştıklarını iddia etmiş, ödenmeyen iş bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar sözlü anlaşmanın varlığını inkâr ettiklerinden ve davacının … Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşme uyarınca ödeme
taahhüdünde bulunduklarına ilişkin belgesi de bulunmadığından, kural olarak davacının HUMK’nın 288 ve devamı maddelerince akdî ilişkinin varlığını kanıtlaması zorunludur. Davacının bu konuda dayandığı Gebze Belediye Başkanlığınca düzenlenen 04.04.2008 tarihli belge, davacının hafriyat taşıması yaptığına ilişkin olup, davalıların sözleşmeyi taahhüt ettiklerine dair belge olarak kabul edilemez. Kaldı ki davalılar 07.04.2008 tarihli davacı ile dava dışı … İnşaat Ltd. Şti. arasında düzenlenen belge uyarınca akdî ilişkinin adı geçen şirketle kurulduğunu belirterek belge fotokopisini sunmuşlardır. Hafriyata ilişkin faturalarda … İnşaat Ltd. Şti. Ile … İnş. A.Ş. tarafından kendi akdî ilişkilerine faiz düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece tanık anlatımına itibar edilmiş ise de HUMK’nın 289. maddesi uyarınca davalıların açık muvafakatı alınmadığından tanık anlatımıyla sözleşmenin varlığının kanıtlandığı kabul edilemez. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalılarla akdî ilişkinin varlığı usulen kanıtlanamamış ise de davacı delil listesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, akdî ilişkinin varlığı ve dava dışı … Ltd. Şti.’nin fiilini taahhüt ettikleri hususunda davalılara yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların yetki ve iş bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.