Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7698 E. 2010/13911 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7698
KARAR NO : 2010/13911
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak teyiz edilmiş ise de kararın niteliğine göre duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirkete o km araç almak için gittiğini, şirketin müdürleri davalı … ve … tarafından ellerinde ikinci el olan ancak neredeyse hiç kullanılmayan bir araç bulunduğu belirtilerek davaya konu ikinci el 2005 model Volvo S60 marka aracı 02.11.2006 tarihinde 38.000 € karşılığında satın aldığını, aracı aldıktan sonra aynı serviste kontrollerini yaptırması nedeniyle aracın ayıplı olduğunun gizlendiğini, dava tarihinden hemen önce bir başka servise aracı götürdüğünde aracın daha önce perte ayrıldığını, motoru değişerek S70 motoru takıldığını, ön kaputunun vs. değişmiş olduğunu öğrendiğini, Volvo marka aracı güvenli olduğu için tercih ettiğini, bu değişimler itibariyle araçtan beklediği faydanın ortadan kalktığını ve ayıplı aracın satılması nedeniyle araç bedeli olan 30.000 € dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece aracın davalı … adına kayıtlı olan davaya konu aracın bu kişi tarafından kendi adına satıldığı, şirket adına ve temsilen satışının yapılmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/7698-13911
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2.maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Somut uyuşmazlık itibariyle; Görev hususunun davacının iddiasına göre irdelenmesi zorunlu olup, davacı davaya konu aracı davalı şirketten satın aldığını iddia ettiği ve davalı şirketin ticari amaçla satıcı konumu göz önüne alınarak Tüketici mahkemesinin görevli olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda diğer davalılar hakkındaki davalarında bu davalıya bağlı olarak Tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir. Hal böyle olunca davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve bu itibarla da davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiği açıktır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.