Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3920 E. 2013/3653 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3920
KARAR NO : 2013/3653
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

 Kullanım kadastrosu sırasında  Battalgazi Mahallesi çalışma alanında bulunan 329 ada 2 parsel sayılı 453,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe ve üzerindeki bir katlı kagir evin 1992 yılından beri …’ın fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına  tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak beyanlar hanesinde adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “İşbu taşınmaz ekli bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 36,29 metrekare alan ile birlikte toplam (453,68+36,29) 489,97 metrekare alan, bahçe ve üzerinde 1 katlı bina olarak 1989 yılından beri … oğlu … doğumlu …’un fiili kullanımındadır.” şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın tamamının 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4/1. madde gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında krokisinde yol olarak bırakılan ve uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacının ziyetliğinin bulunduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davalı …, taşınmazın bir bölümünün davacının kullanımında olduğunu kabul etmiş olmasına rağmen, yapılan keşifte bu bölüm belirlenmediği gibi, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe ilişkin araştırma ve inceleme yapılmamış, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları dinlenilmemiş, tespite aykırı sonuca ulaşılmasına rağmen tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla taşınmaz başında beyanları alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ile fen bilirkişisi hazır olduğu halde yeniden usulünce keşif yapılmalı, keşif sırasında taşınmazın kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanım kadastrosu yapıldığı tarihte tarafların ne şekilde zilyet olduğu, kullanım varsa bu kullanımın nasıl sürdürüldüğü hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, aykırılığın giderilmesi için tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla mutlaka dinlenmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita
./…
2013/3920-3653 S/2

düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin ve dava 329 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış olmasına rağmen, davaya konu edilmeyen ve paftasında yol olarak gösterilen (A) bölümü de taşınmaza katılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.