YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11155
KARAR NO : 2010/12284
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yerde imar ıslah planı yapılmadığı gibi, çekişmeli parsel sit alanı içerisinde kaldığından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davacılar adına 1744 ada 7 sayılı parselde 103 m2 için tahsis belgesi düzenlendiği, imar uygulaması sonucu çekişmeli parselin 61 parsel sayısını aldığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, tahsis belgesinin verilmesinden sonra bölgede imar uygulaması yapılmış ve taşınmaz imarlı hale gelmiştir. Bu bakımdan davacılar, ayrıca ıslah imar planı yapılmasını beklemeksizin tapu tahsis belgesinin mülkiyet belgesine dönüştürülmesini isteyebilir. Diğer taraftan davalı …, taşınmazın bulunduğu yerin uygulama imar planında bölgenin 3.derece koruma bölgesinde konut alanında kaldığını bildirmiştir. Bu gibi yerlerde, 2981 sayılı Kanunun istisnalara ilişkin 3.maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Bundan dolayı da 15.11.1984 tarihli tapu tahsis belgesi hüküm ve sonuç meydana getirir.
Ancak; tapu tahsis belgesi 103 m2 için verilmiştir. Taşınmaz imardan sonra 1744 ada 61 parsel sayısını almış olup, tapuda 129,45 m2 olarak kayıtlıdır. Ayrıca, 103 m2 için verilen tapu tahsis belgesindeki yüzölçümünden, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak bu oranda da indirim yapılmalı, yapılacak indirimden sonra kalan miktar davanın kabulü için diğer koşullar da varsa davacılar adına tescil edilmelidir.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.