YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10314
KARAR NO : 2010/11359
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırma elatmanın önlenmesi kal, tazminat ve kal giderlerinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 17.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine kadastro çalışmaları sırasında mera olarak tespit edilen 275 numaralı parselin 16.05.1977 tarihli encümen kararı ile metruk mezarlık olarak belediye adına tescil edildiğini, 02.06.1977 tarihli meclis kararı ile imar planı kapsamına alındığını, 12.07.1977 tarihinde tekrar metruk mezarlık niteliğiyle belediye adına tescil edildiğini, öncesi mera olan taşınmazların niteliğinin değiştirilerek yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu belirterek 275 parselden ifrazen oluşan 12931 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile mera olarak özel siciline yazılmasını, davalının müdahalesinin önlenmesini, binaların yıkımını ve eski hale getirme tazminatı olarak 3.692.50 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, 4342 sayılı Kanununun geçici 3. madde koşullarının gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydının iptali ile 12931 parselin mera olarak özel siciline yazılmasına, eski hale getirme tazminatının tahsiline, meni müdahale ve kal isteminin husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine ve davalı idare vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı Hazinenin elatmanın önlenmesi ve kal’e ilişkin isteminin, davanın taşınmazı kullananlara karşı açılması gerektiği belirtilerek husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği şeklindedir. Mahkemece anılan bu hüküm gözetilerek avukatlık ücretinin 575.00 TL yerine 1.805.00 TL’ye hükmedilmiş olması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının (a) bendindeki “1.805 TL”nin çıkartılarak yerine “575.00 TL” yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA 26.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.