YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13435
KARAR NO : 2010/14192
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.07.2009 gününde verilen dilekçe ile muarazanın meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, …. köyü 34 parsel numaralı taşınmazının bir kısmının yol olduğu iddiası ile davalı tarafından idareye şikayet dilekçesi verilmek suretiyle yaratılan çekişmenin giderilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu taşınmazda yol olmadığını ve davacı hakkında şikayetinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi üzerine, karar Dairemizin 16.03.2010 tarihli bozma ilamı ile “…taraflar arasındaki uyuşmazlık fiilen yol olarak kullanılan 11.77 m2’lik kısmın davacıya ait 34 parsel numaralı taşınmaz kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir. Bu nedenle dava mülkiyet hakkından kaynaklanan elatmanın önlenmesine isteğine ilişkin olup HUMK’nun 1. maddesi gereğince görevli mahkeme dava olunan şeyin dava tarihindeki değerine göre saptanmalıdır. O halde mahkemece, uyuşmazlığa konu olan 11.77 m2’lik yerin değeri belirlenmeli, bu değer dava açıldığı tarih itibariyle de 7.080 TL’nin üzerinde ise görevsizlik kararı verilmeli aksi halde işin esasına girilerek toplanacak deliller doğrultusunda bir hüküm kurulmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile dava konusu 11.77 m2’lik yerin
parsel numaralı taşınmaz içerisinde kaldığından davacının yola tecavüzün bulunmadığının tespitine ve davalı davayı ilk celseden önce kabul ettiğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın açılmasına …. Kaymakamlığı’nın 21.10.2008 tarihli 2008/2 sayılı kararı neden olmuştur. Bu karardan …. köyü muhtarı davalı …’ın 16.09.2008 tarihli dilekçesi ile köy halkından…’in ve…’ın köy yoluna tecavüzleri bulunduğunun ileri sürdüğü, yapılan soruşturma sonucunda… ve…’ın yola tecavüzlerinin olmadığı, davacı …’ın köy yolunun 11.77 m2’lik kısmına tecavüz ettiği ve bu tecavüzün önlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı köy muhtarı …’ın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir. Mahkemenin idari kararın ortaya çıkmasında davalının bir kusuru bulunmadığı yolundaki takdiri ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.