Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10790 E. 2010/12324 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10790
KARAR NO : 2010/12324
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.05.2009 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 02.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleşen dava, … Apartmanı yöneticileri tarafından kat mülkiyeti kurulmuş apartmanın ortak alanına haksız elatmanın giderilmesi ve kal istemiyle açılmıştır.
Davalı …, çekişmeli yerde kiracı olduğunu ve kal’i istenen yapıları kendisinin yapmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 35. maddesi hükmüne göre esas olarak yönetim planında belirtilen görevleri yapacak yönetici, yönetim planında aksine hüküm bulunmamak koşuluyla bu maddede sıralanan görevleri de yerine getirmek zorundadır. Yöneticinin görevlerini düzenleyen ve genel yönetim işlerinin görülmesine dair Yasanın 35. maddesinde yöneticinin kat malikleri tarafından yetki verilmiş olsa da ana yapının aynını ilgilendiren mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteği ile dava açabileceğine dair bir hüküm yoktur. Gerçekten; öne sürülen istek mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan haklar arasındadır. Kat mülkiyete geçilen taşınmazda malik, kat maliklerinin her biri olduğundan dava ancak kat malikleri tarafından doğrudan açılabilir. Mahkemece apartman yönetiminin kat maliklerinin mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bir davayı açma yetkisi ve görevi olmadığı gözetilerek davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, çekişmenin esasının incelenerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.