Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10219 E. 2010/4297 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10219
KARAR NO : 2010/4297
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı … Turizm A.Ş duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … Turzm. Tic. A.Ş vekili avukat … gelmiş Davalı … Turz A.Ş vekili avukat …’e Çıkarılan davatiyenin bila teblig edildiği görüldü ve davacı vekili avukat … duruşma isteminden vazgeçtiğini beyan etmiş olmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …Ş. ile 1.1.1991 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmeleri gereğince 31.12.2020 tarihine kadar devre tatil hakkını D-62 nolu dairede 26 ve 27.haftalarda,D-63 nolu dairede 28 ve 29.haftalarda kullanmak üzere 11.578 DM ve 11686 DM ödeyerek satın aldığını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandığını,tesisin işletmesinin 2000 yılında diğer davalı … AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini,bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde,8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını,önceki üst … sahibi olan … AŞ.’nin … AŞ ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini, kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak 2004 yılından itibaren tatil hakkını kullandırmadığını bildirerek öncelikle devre tatil haklarının sözleşmede yazılı koşullarla süresi sonuna kadar devam ettiğinin tesbiti ile
2009/10219-2010/4297
kullandırılmayan 2004 yılı tatil bedeli 6.600 TL nin ve uğradığı haksızlık nedeniyle 5000 TL. Manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini,bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile kalan yıllar itibarıyla emsal tesislerde aynı koşullarda devre tatil hakkının karşılığının tesbit edilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.2.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile 2004 yılı tatil bedeli olarak 8152 TL ile kalan yılların tatil bedeli olarak 58.852 TL nin 5000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini, bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin sorumluluğu kalmadığını,kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı … AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını, üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, devre tatil sözleşmesinin feshine, 2003 yılından sözleşme sonu 2020 yılına kadar ödenen tatil bedelinin kalan yıllara tekabül eden 12.749 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı … AŞ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre , davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 004 yılı devre tatil hakkını kullanmadığından, 2004 yılı tatil bedeli için 6600 TL tazminat istemiştir. Mahkemece 2004 yılı için ayrıca tatil bedeli tespit edilmeyerek, feshin kabulü ile 2003-2020 yılları arasına isabet eden tatil bedelinin tahsiline karar verilmiş ise de davacı 15.12.2004 tarihinde açtığı dava ile fesih tarihinden önce kullanamadığı dönem olan 2004 yılı için tazminat istediğine göre, 2004 yılı için emsal teşkil eden işletmelerde geçireceği tatil bedelinin tespiti ile taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması ve bakiye yıllar açısından da 2005 (dahil)-2020 yılları arasındaki ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA,
aşağıda dökümü yazılan 515.45 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 1.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.