Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12923 E. 2012/4121 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12923
KARAR NO : 2012/4121
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, maddi tazminat talebinin reddine, 80.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan … Çimento A.Ş. ile … Üretim A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan … Çimento A.Ş, … Üretim A.Ş. vekillerince istenilmesi ve davalılardan … Çimento A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … Çimento A.Ş. vekili Avukat … ile … Üretim A.Ş. vekili Avukat … geldiler. Karşı taraf ile diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre , davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar, 13.03.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu babaları … ‘nın ölümü nedeniyle toplam 80.000.00TL manevi tazminatın olay tarihinde işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece iki çocuk davacı için toplam 80.000.00TL manevi tazinatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de davacıların ayrı ayrı manevi tazminat istemlerinin ne olduğu açıklatılmadan ve isim dahi belirtilmeksizin sadece bir davacı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş;Davacılara ayrı ayrı istedikleri manevi tazminat miktarlarının ne olduğu hususun da açıklama yapmak üzere süre verilip belitilen manevi tazminatları yönünden usule uygun olarak manevi tazminatlarını hüküm altına almaktan ibarettir.
Kabule göre de;
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmolunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu da açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine ve temyiz eden davalılar yararına takdir edilen 900.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi