Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14753 E. 2010/4517 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14753
KARAR NO : 2010/4517
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyı açmış oldukları boşanma davasında vekil olarak temsil ettiğini, davalı ile vekalet ücreti olarak 13.000 TL karşılığında anlaştıklarını, davalının sadece 1.400 TL ödeme yaptığını, açılan boşanma davasının devam eden yargılamasında davalının kendisinin bilgisi dışında davadan feragat ettiğini, feragat sonrasında davalıdan vekalet ücretini ihtarname ile talep etmesine rağmen ödemediğini, alacağı olan 11.600 TL’nin sözleşme gereği ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren %80 faiziyle ve cezai şart olan 4.640 TL’nin dava tarihinden itibaren %80 faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 11.600 TL alacağın %80 faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının cezai şart talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sari temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının sözleşmede yer alan faiz oranına ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Borçlar hukukumuzun ana ilkelerinden biri sözleşme serbestisi olup Taraflar akdin konusunu kanunun getirdiği sınır dairesinde serbestçe tayin edebilirler (BK….19). Ancak sözleşme yapma özgürlüğü de maddi ve hukuki yönden bazı sınırlamalara tabi tutulmuştur (BK….19-20). Gabinde sözleşme yapma özgürlüğüne getirilen bir sınır olup, kanun koyucu BK.nun 21. maddesinde öngörülen şartların oluşması halinde sözleşmede karşılıklı edimlerin kapsamının serbestçe tayin edilmesini sınırlamıştır. Gabin, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin diğer tarafın müzayaka halinden (zor durumda, sıkıntı ve darlık içinde kalmasından), tecrübesizliğinden veya hiffetinden (düşüncesizlik ve uçarılık) yararlanmak suretiyle aşırı bir menfaat elde etmesi, edimler arası bir dengesizlik yaratması demektir. Görüldüğü üzere gabin’in biri objektif diğeri de subjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır.
Bir sözleşmenin edimleri arasındaki aşırı oransızlık objektif unsuru oluşturmaktadır. Aşırı oransızlığın karşı tarafın özel durumundan yani müzayaka veya hiffeti ya da tecrübesizliğinden bilerek yararlanması sonucu doğması gerekir ki bu da subjektif unsuru oluşturmaktadır.
Somut olaya gelince; sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı yıllık %80 olarak belirlenmiş olup, yasal faiz oranı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1.maddesinde öngörülen kanuni faiz oranı Bakanlar Kurulu’nca 19/12/2005 tarihinde verilen karar gereği 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %12’den %9’a indirilmiştir. Sözleşme tarihi olan 06.04.2007 ve dava tarihi itibariyle geçerli olan yasal faiz oranı %9‘dur.Yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde yasal faiz oranı ile sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı arasında aşırı oransızlık bulunduğu sabittir. Diğer taraftan; davacının akit tarihi itibariyle psikolojik rahatsızlığının mevcut olduğu, boşanma olayları nedeniyle taraflar arasındaki akitte belirlenen faiz oranının tecrübesizlik ve düşüncesizliğinden kaynaklanarak gerçekleştirildiği de anlaşılmaktadır.Bu durumda, sözleşmedeki faiz oranına ilişkin işlemde gabinin objektif ve subjektif unsurlarının bulunduğu kabul edilmesi gerekir iken yazılı şekilde faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.