Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10950 E. 2010/11337 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10950
KARAR NO : 2010/11337
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2005 ve 27.05.2005 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmenin ifası ve maddi tazminat, karşılık davada sözleşmenin münfesih olduğunun tesbiti istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, karşı dava için esas hakkında karar vermeye yer olmadığına dair verilen 09.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, taraflar arasındaki hasılat kira sözleşmesine konu restoran-bar niteliğindeki kiralananın hükmen teslimi, dava tarihine kadar teslim işlemi yapılmadığından uğranılan kar kaybı zararı 2600 TL ile sözleşmenin devamı süresince uğranılacak kar kaybı zararlarından da şimdilik 2600 TL.nin tahsili, eylemli engellemeler nedeniyle kiralananın davalı elinde kalması olası döneme ait de kar kaybı zararı ödetilmesine ilişkindir.
Karşı davada ise, kiracının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, hasılat kira sözleşmesi münfesih hale geldiğinden sözleşmenin feshinin tespiti istenmiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin ifasında mevzuattan kaynaklanan imkansızlık bulunduğundan asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı kiracı temyiz etmiş, hüküm Dairemizin 5.10.2006 tarihli ilamı ile ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, karşı davanın reddine, asıl davada ise davacı zararı olarak bilirkişilerin bulduğu toplam 92.600 TL.nin karşı davacı ve davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü asıl davanın davacısı … katılma yoluyla ve karşı davalı ve davacı kiralayan şirket temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı ile tüm dosya içeriğine göre davacı ve karşı davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve karşı davacının temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava dilekçesindeki isteği sözleşme konusunu teslimi için gereken makul süreden dava tarihine kadar 2600,00 TL ve sözleşmenin feshinden sonra da uğranılacak kar kaybı 2600 TL.nin tahsili talebinden ibarettir. Yine yukarıda vurgulandığı üzere mahkeme hükmü Dairemizin 5.10.2006 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Davacı Dairemizin bozma kararından sonra 13.12.2009 havale tarihli dilekçesinde talebini ıslah ederek dava konusu miktarı 90.000.00 TL,ye çıkarmıştır.
Bilindiği gibi ıslah taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul muamelesini tamamen veya kısmen düzeltmek demektir. Ne var ki, HUMK’nun 84. maddesinde açıkça ifade edildiği ve 04.02.1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edildiği gibi ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir. Yargıtayca bozulan davada ise ıslah mümkün değildir. O yüzden mahkemece davacının bidayetteki talepleri hakkında bir karar kurulması yerine orta yerde geçerli bir ıslah işlemi varmış gibi hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalının bütün temyiz itirazlarının reddine 2. numaralı bent uyarınca hükmün davalı ve karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.