YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2882
KARAR NO : 2010/4476
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi aleyhine ilamsız takip yaptığını, oysaki davalıdan borç para almadığını ve davalıda bu hususta bir belgede bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davacının kendisini zengin işadamı olarak tanıtması sonucu davacı ile nişanlandıklarını, davacıya elden borç paralar verdiğini, eşya aldığını, davacının bunları iade etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle ispatlıyamadığı, davalıca teklif edilen yemininde eda edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, takip konusu alacak üzerinden %40 oranında hesaplanan tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının 31.7.2007 tarihinde başlattığı ilamsız icra takibiyle elden verilen parayı dayanak gösterip 20.000 TL.nin tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap verirken davacının kendisini altadarak kendisinden paralar ve eşyalar alıp, iade etmediğini bildirmiştir. Davalının bu iddiaları tekrarla davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğu ve davacı hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/205 E numarasında kayıtlı konu davasının açıldığı sabittir. Bu durumda ceza davası sonucunun, eldeki davada davacının hukuki durumunu etkileyeceğinde duraksama
2010/2882-4476
bulunmamalıdır. Hal böyle oluncada ceza davasının eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek az yukarıda bahsi geçen ceza davası sonucu beklenerek ceza davası sonucuna göre hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 2.70 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.