Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30 E. 2022/9512 K. 06.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30
KARAR NO : 2022/9512
KARAR TARİHİ : 06.04.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, olası kasıtla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Tehdit, olası kastla yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Taraflar arasındaki önceye dayalı husumetin varlığı, sanığın, “…silahla ateş ederken amacım katılanı yaralamaktı, bu amaçla onun ayaklarına doğru ateş ettim…” yönündeki ikrara yönelik savunması ile katılanın “…sanık üzerime doğru gelerek yakın mesafeden bana doğru ateş etti, ben de kendimi yere doğru attım…” biçimindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin belli bir kişiye yönelik olması ve topluma karşı işlenen suçlar arasında yer alan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun yasal unsurlarının bulunmaması karşısında, sanığın eylemi bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu halde, tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
b)Tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan olması ve bu suçun düzenlendiği TCK’nın 191. maddesinde, 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 68. maddesiyle değişiklik yapılması karşısında, bu değişiklikten sonra sanık hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında seçimlik ceza öngören yaralama suçundan hangi cezanın seçileceği ile TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c)Kabule göre de;
Tehdit suçundan TCK’nın 106/2-a ve 29. maddeleri üzerinden belirlenen cezada anılan Kanunun 62. maddesi uyarıca indirim yapılırken netice cezanın 1 yıl 3 ay yerine 15 ay biçiminde eksik belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.