YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27684
KARAR NO : 2013/20016
KARAR TARİHİ : 27.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Dava, davacının ödenmeyen işçilik alacakları için başlattığı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile yüzdekırk icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemine ilişkindir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının şirketin kuruluş yılından itibaren 01.01.2008 tarihine kadar murakıplık yaptığını, daha sonrada yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, hissesini devrederek şirketten ayrılmasını müteakip haksız davayı açtığını savunarak davanın reddini istedi.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre; 11.05.1999 tarih ve 1999/11 no.lu kararla yapılan olağanüstü Genel Kurul toplantısında davacının şirket yönetim kurulu başkanlığı ve murahhas üyeliğine tekrar seçildiği, 22.08.2000 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 23.06.2000 tarih ve 2000/29 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile davacının yönetim kurulu başkanı, murahhas üye ve genel müdür olarak seçildiği, yine davalı şirketin 25.06.2004 tarihli 2003 yılı olağan genel kurulu toplantısında ise davacının yönetim kurulu üyeligi ve genel müdürlük görevinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, davalı şirkette genel müdür ve murahhas aza olarak görev yaptığı dikkate alındığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 4857 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce de, alt işverenin işyerinin asıl işveren ait işyerinden bağımsız olduğu sonucuna varmıştır yönetim kurulu üyesi ile ortaklık arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğu ayrıca yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunun Türk Ticaret Kanunu’nda özel olarak düzenlendiği ve mutlak ticari dava olan bu davalara Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği sonucuna varmıştır.
Somut olayda davacının, davalı şirkette murakıp olarak görev yaptığı ardından yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Davanın, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirkete karşı açıldığı dikkate alındığında Ticaret Mahkemesi görevli olacağından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.