YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8258
KARAR NO : 2012/8491
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi 215 ada 11 ve 12 parsel sayılı 192.85 227.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmak suretiyle tespit edilmiş, 215 ada 11 parsel üzerindeki bahçe ve üç katlı binanın …’ın, 215 ada 12 parsel üzerindeki bahçe ve üç katlı binanın …’nun fiiili kullanımında olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı … 215 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bahçe ve 3 katlı binanın kendisine ait olduğu iddiasıyla … ve Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmış, yargılama aşamasında Hazine’yi davaya dahil etmiş, kullanıcı olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı …, 215 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bahçe ve iki katlı binanın kullanıcısının kendisi olduğu iddiasıyla Kadastro Müdürlüğü hakkında dava açmış, yargılama aşamasında Hazine ve … davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda açılan davaların kabulüne, Ahmet Yesevi Mahallesi, 215 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Yasa’nın 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline, 215 ada 11 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine “iş bu taşınmaz bahçe ve üzerinde 3 katlı ev olarak 1997 yılından beri …’ın fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine, 215 ada 12 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine ise “iş bu taşınmaz bahçe ve üzerinde iki katlı ev olarak 1997 yılından beri …’ın fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi, doğru, eksiksiz ve infaz sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Mahkemece, mevcut kullanım şerhi iptal edilmeden, tapu kaydına, çekişmeli taşınmazların davacının fiili zilyetliğinde bulunduğunun şerh edilmesine karar verilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturulmuştur. Bu eksiklik bozma nedeni ise de düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Bu nedenle, kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine “2) Davacıların, çekişmeli taşınmazların
kullanım şerhine yönelik davalarının kabulü ile, çekişmeli 215 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında yazılı kullanım şerhlerinin iptaline, 215 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına “Bu taşınmaz bahçe ve 3 katlı ev vasfıyla 1997 yılından beri … oğlu 1961 doğumlu …’ın fiili kullanımındadır” şeklinde, 215 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına ise “Bu taşınmaz bahçe ve iki katlı ev vasfıyla 1997 yılından beri … oğlu 1957 doğumlu …’ın fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine, ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.