Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19833 E. 2013/18768 K. 13.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19833
KARAR NO : 2013/18768
KARAR TARİHİ : 13.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, iki banka örgütünü ve çalışanlarını tek işletme bütünlüğü içinde organizasyonel olarak yeniden yapılandırılması ve buna göre norm kadroların belirlenmesi sonucu istihdam fazlası olması sebebi ile iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller neticesinde istihdam fazlası sebebi ile personel azaltılması yoluna giderken diger yandan eş zamanlı olarak yeni personeli işe almasının fesihte tutarsızlığı gösterdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ve davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Somut olayda şube operasyon müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi iki banka örgütünün tek işletme bütünlüğü içinde organizasyonel olarak yapılandırılması ve buna göre norm kadroların belirlenmesi sonucu bankacılık operasyon grubunun genel müdürlük birimlerine ilişkin yeni iş organizasyonunda istihdam fazlası olması sebebi ile feshedilmiştir.
Mahkemece tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, davacının istihdam fazlası olup olmadığı, bu birimde çalışan tüm işçilerin işten çıkartılıp çıkartılmadığı, çıkartılmayanlar varsa davalı işvereni işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde kendisini bağlayan bir kural olup olmadığı, varsa işverenin bu kurala uyup uymadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, yönlerinden somut olarak araştırma yapılmalıdır. Bunun için de işletmesel karara ilişkin belgelerin yanında, işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin görev tanımları, işletme ve işyerinin fesihten önce ve sonraki organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar ile Türkiye genelinde fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri Sosyal Güvenlik Kurumu bildirgeleri, işçi alınmışsa hangi pozisyona alındığı ve davacının pozisyonuna benzeyip benzemediğinin tespiti için işletme yönetimi, insan kaynakları uzmanı ve bankacıdan oluşan üçlü uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile işyerinde keşif de yapılarak yeniden inceleme yapılmalı ve feshin yukarıda belirtilen ilkelere göre geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının nitelikleri gözönünde bulundurularak çalışabileceği boş pozisyon olup olmadığı net olarak belirlenmelidir. Bu incelemeler sırasında, özellikle bankacılık operasyon grubundaki tüm işçilerin işten çıkartılıp çıkartılmadığı, çıkartılmayan varsa bu işçilerin hangi birimlerde çalıştıkları ve davacının da niteliklerinin bu işlere uygun olup olmadığı açık ve somut bir şekilde ortaya konulmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.