YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26165
KARAR NO : 2013/18865
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ve fesih sırasında bir kısım işçilik alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile feshedildiğini, fesih sırasında tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, yıllık izin ücreti yanında fazla çalışma ücretlerinin de ödendiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı tüm davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davalı şirkette finisher operatörü olarak çalışan davacının fazla çalışma alacağı, yaz döneminde haftanın 7 günü 07:00-22:00 saatleri arasında çalıştığı, 2 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günde 5,5 saat fazla çalışma yaptığı; kış döneminde ise haftanın 6 günü 07:00-19:00 saatleri arası çalıştığı ve 1,5 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı belirtilerek hesaplanmıştır. Davalı taraf yargılama sırasında, dosyaya sunulan ücret bordrolarındaki “ek ödemeler” sütunundaki miktarların fazla çalışma ücreti olduğunu, bordrolarda tahakkuk eden tüm miktarların da banka kanalı ile ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Davacının ücret bordrolarında yer alan “ek ödemeler” sütunundaki miktarın hangi alacak için tahakkuk ettirildiği ve davacıya ödenip ödenmediği hususları davacı isticvap edilerek kendisine sorulmalı ve banka hesap hareketlerini gösteren ekstreler de celp edilerek tespit edilmelidir. Ayrıca tanık anlatımları, davacının çalıştığı işyeri, yaptığı iş, yapılan işin niteliği de dikkate alındığında kış dönemi için fazla çalışma alacağı hesabı yapılmaması, yaz dönemi için ise 07:00-19:00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ve davalı savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.