Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6110 E. 2011/4383 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6110
KARAR NO : 2011/4383
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 442 ada 2 ve 277 ada 18 parsel sayılı 12677.12, 5753.23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 442 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, 277 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Çekişmeli 442 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. Maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2) Çekişmeli 277 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun l4.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile saptandığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.