YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3655
KARAR NO : 2013/4223
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
…
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Bulaklı Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz tespit harici bırakılmıştır Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. 18.07.2012 günlü yargılama oturumunda tarafların duruşmaya gelmemesine rağmen tarafların yokluğunda açık yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Kural olarak, yargılama oturumları, duruşma günü kendilerine usule uygun bir şekilde bildirilmiş davanın tarafları olan davacı ile davalı ya da avukatlarının huzuru ile yapılır. Taraflar, acele hallerde, telgraf ya da faksla mazeretlerini duruşma saatinden önce mahkemeye ulaştıracakları gibi aynı gün bizzat ya da vekilleri veya kendisini temsil eden birisi aracılığıyla da mazeret dilekçelerini varsa mazerete dayanak belgelerini sunarak oturum gününün ertelenmesini isteyebilirler (Mazeretin kabulü ya da reddinin takdiri mahkeme hakimine aittir). Ancak, geçerli bir mazereti bulunmadan oturuma çağırılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde davanın yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (6100 HMK’nun M. 150/1). Somut olayda mahkemece, taraflar duruşmaya gelmedikleri ve mazeret de bildirmedikleri halde 6100 sayılı HMK’nun 150/1. maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken; tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır. Her ne kadar, mahkeme hakimi yargılamanın mümkün olduğu ölçüde süratli ve düzenli olarak yürümesini ve gereksiz yargılama giderine meydan verilmemesini sağlamakla yükümlü ise de (6100 s.HMK’nun 30. madde) tarafların hazır olmadığı oturumda kendiliğinden yargılamaya devam ederek hüküm veremez. Bu yön göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
…