Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5562 E. 2011/252 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5562
KARAR NO : 2011/252
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 4 parsel sayılı 685.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksim sözleşmesi nedeniyle eşit paylarla davalılar Melahat … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın babası … …’ten intikal ettiği ve kendi miras payının verilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ve davalılar adına eşit paylarla tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, mirasçılar arasında noterde düzenleme şeklinde yapılan miras taksim sözleşmesine göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin bodrum katının tüm mirasçılara bırakıldığı, bu nedenle davacının da taşınmazda … olduğu kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun değildir. Tarafların murisi … …’in 02.06.1999 tarihinde ölümünden sonra 07.07.2000 tarihinde tüm mirasçılarının katılımı ile Terme Noterliğinde düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi yapılmış olup sözleşmede davacının da imzasının olduğu görülmektedir. Miras taksim sözleşmesinin 8. bendinde “doğusu ve batısı Seyit …, kuzeyi … …, güneyi yol ile çevrili tahminen 9 dönüm hane havlusu adıyla bilinen gayri menkul ve üzerindeki 3 katlı evin birinci katı … ile …, ikinci katı … …, bodrum kat tüm varislerin, bu taşınmazın 1200 m2 si …, 1200 m2 si …, kalanı … … isabet ettiği” yazılı olup sözleşmeye katılanlarca imzalanmıştır. Bu durumda mirasçılar arasında yapılan 07.07.2000 tarihli taksim sözleşmesi tarafları bağlayacaktır. Taraflarca sözleşmesinin geçerliliğine ve kapsamına ilişkin bir itiraz ileri sürülmemiştir. Ancak sözleşmenin 8. maddesine göre sadece taşınmaz üzerinde bulunan evin bodrum katı tüm mirasçılara ait olacaktır. Mahkemece bu husus gözetilmeden evin bulunduğu yer dışında kalan kısımda dahil olmak üzere taşınmazın tamamında davacıya pay verilmiştir. Bu yön hatalı olduğu gibi davanın davacının miras payı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerekirken ve miras taksim sözleşmesinde de “bodrum katın tüm varislere ait olacağı” belirtilerek bu durum öngörülmüş iken miras payından fazla olarak 1/5 paya tekabül edecek şekilde eşit paylarla hüküm kurulmuş olması da doğru değildir. Hal böyle olunca mahkemece taksim sözleşmesinde belirtilen yere ve miras payına göre taşınmaz üzerinde bulunan evin bodrum katından davacıya miras payı ile sınırlı olarak pay verecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı … …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.