YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6912
KARAR NO : 2012/7937
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.04.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, tazminat istenmesi, birleştirilen davada davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davada karar vermeye yer olmadığına ve davanın kısmen kabulüne, birleşen davada karar vermeye yer olmadığına ve kal talebinin reddine dair verilen 26.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen davada davacı … vekili ve dahili davalılar İsmail Çıngır ile … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava ve ıslah dilekçesiyle 35 parsel sayılı taşınmazına komşu davalının sınıra 1 m. yakın mesafede kavak ağaçları diktiğini, bu ağaçların gölge yapmak suretiyle ürünlerine zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini, ağaçların sökülmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesiyle, 571 parsel sayılı taşınmazına sınıra yakın mesafede diktiği ağaçları dava açılmadan önce söküp kaldırdığını, 1 adet kanada kavağının ise dava konusu olmayan, … ile birlikte 1/2 oranında paylı malik olduğu 640 sayılı parselde bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davalı, davacı aleyhine aynı mahkemede 2010/469 esas sayılı dava dosyasında dava açarak davacının 35 parsel sayılı taşınmazına diktiği ağaçların 641, 571, 640 parsel sayılı ağaçlarına gölge yaparak zarar verdiğini ileri sürerek ağaçların kesilmesi veya budanması suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, anılan dosya irtibat nedeniyle görülmekte olan dava ile birleştirilmiştir.
Davacı tarafından davalının paydaşı olduğu 640 parsel sayılı taşınmazın diğer maliki …’ın mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece, asıl davada 75 adet kavak ağacının kesilmiş olduğu anlaşıldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, bir adet kanada kavağının davalı ve dahili davalılar tarafından kal’ine, 200,00 TL tazminatın davalı ve dahili davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada ise 35 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırı boyunca dikilen bir kısım kavak ağacı kesilmiş olduğundan esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 35 parsel sayılı taşınmazda kuzey sınırı boyunca hali hazırda dikilmiş olan ve 640 parsel sayılı taşınmaza zarar verdiği iddia edilen ağaçların kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı (birleştirilen davanın davacısı) … ve dahil davalılar … ile … temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat, birleşen dava elatmanın önlenmesi ve kal istemiyle açılmıştır.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı (birleştirilen davanın davacısı) … ve dahili davalılar … ile …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Kararın hüküm sonucunun A/2.b maddesinde davalıların kanada kavağını kendiliğinden kaldırmamaları halinde kararın icra yolu ile infazı sırasında yapılacak olan kal masraflarının davalılardan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Mahkemece, talep olmadan orta yerde İcra İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalıdan ayrıca masrafların tahsiline dair hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün aşağıda şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı (birleştirilen davanın davacısı) … ve dahil davalılar … ile …’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının A/2.b bendinin hüküm sonucundan tamamen çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.