Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2476 E. 2011/4802 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2476
KARAR NO : 2011/4802
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, Mazbut Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfından hayrat ve eski eser nitelikli bir taşınmaz olan Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesinin … tarafından işletilmekte iken ve giderleri katma bütçeli kurum olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne her yıl Bütçe Kanunu ile ayrılan ödenekten karşılanmakta iken Vakıf Gureba Hastanesinin işletilmesinin Bakanlar Kurulu kararı uyarınca … arasında imzalanan protokol ile Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğüne devredildiğini, ancak 5283 sayılı bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait … birimlerinin … Bakanlığına devredilmesine dair kanunun yürürlüğe girmesi ile SSK Genel Müdürlüğüne ait hastaneler ile birlikte Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesinin de … Bakanlığına devredilerek 20.02.2005 tarihinden itibaren bakanlık tarafından idare edildiğini, Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesinin söz konusu kanunun kapsamı dışında olması nedeni ile hastanenin 17.08.2006 tarihinde devralınarak idarelerince işletilmeye başlatıldığını, bu yasa nedeniyle protokolün sona erdiğini, ancak 10.8.2000 tarihli protokol hükümlerine göre SSK Gn.Md.’nün üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmediğini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.999.635,57 USD süresi içinde yatırılmayan tahsis bedelleri, güçlendirme projesi için ödenen 84.000 YTL, hastanenin resterasyon, mekanik ve elektrik tesisat projeleri için ödenen 82.500 YTL, proje çizimi için ödenen 5.949.000 YTL, onarım harcamaları için yapılan 829.188,35 YTL alacaklarının ödeme tarihlerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 10.8.2000 tarihli protokol ile hastanenin yönetim ve işletilmesinin Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığına devredildiğini, protokolle belirlenen edimleri yerine getirme sorumluluğunun bu kuruma ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
2011/2476-4802
Mahkemece, bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılama ile tarafların sıfatlarına göre 3533 sayılı yasa uyarınca mecburi tahkim usulü ile davanın görülmesi gerektiği kabul edilmiş görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacak, mazbut vakfa ait hastanenin gelir ve işletilmesinden kaynaklanmaktadır. Hemen belirtelim ki; bir dairece Kuruma 3533 Sayılı Kanunun uygulanması için “Mülhak Bütçeli ve İktisadi Devlet Teşekküllü” olması yeterli olmayıp kendisine verilen görev ve hizmetin yürütülmesi için yönetimindeki malların da tamamıyla “Devlet Malı” olması zorunludur. Devlet malları, muvazenei umumiye kanununda belli edilmiş olup vakıf malları bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. O nedenle vakıf malları devlet malı sayılamaz.(Bkz. 26.5.1975 günlü ve 78/5 Sayılı içtihadı birleştirme Kararı) Öte yandan mülga 2762 sayılı yasada ve 5737 sayılı yasada mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğünün mal varlığına dâhil bulunduğuna ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. İdare, bu malları temsilci olarak yönetir. Ayrı hükmi şahsiyeti bulunan mazbut vakıfların, bağımsız bir hükmi şahsiyete sahip ve öz mal varlığı ayrı olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne tab’an 3533 Sayılı Yasa Hükümlerine tabi olacağı kabul edilemez. (Bkz. 6.3.1978 T. ve 2/2 Sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme Kararı)
Hal böyle olunca mazbut vakıflar nedeni ile çıkan uyuşmazlıkların mecburi tahkim suretiyle değil, genel mahkemelere açılacak dava yoluyla çözümlenmesi gerektiğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Gerçekte de …, mazbut Vakıflara ait taşınmazları temsilci olarak yönetir ve temsilen davalara taraf olur. Davaya bakmak, genel mahkemelerin görevi içinde kalır. Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, mecburi tahkime tabi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.