Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/6200 E. 2012/8838 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6200
KARAR NO : 2012/8838
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin davalı Kamil Halıcı’nın 1/7 payı yönünden davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 25.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmış, mahkemece Dairemizin 06.11.2009 tarihli 2009/11742 – 12308 Esas ve Karar sayılı bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmazda davalılardan Kamil Halıcı’ya ait 1/7 payı yönünden, davacı Hazinenin yasa gereği davasından vazgeçmiş sayılmasına, aynı taşınmazın diğer maliklerinin 6/7 payları yönünden önceki kararın aynen geçerliliğine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılardan … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı …’nın tüm, davacı … vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkeme kararının Dairemizin 06.11.2009 tarihli 2009/11742 – 12308 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olduğundan mahkemenin ilk hükmü tamamen ortadan kalkmış olduğu halde davalılar …, …, …, …, … ve …’e ait 1/7 paydan toplam 6/7 pay yönünden önceki kararın kesinleştiğinden bahisle yeni bir hüküm kurulmadan, önceki kararın aynen
geçerliliğine şeklinde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesine aykırıdır. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. fıkrasının 2. satırında “…parsel sayılı” sözcüklerinden sonra gelen “…taşınmazdaki diğer maliklerin 6/7 payları yönünden mahkememizin 17.07.2006 tarih 2005/892 Esas, – 2006/3853 Karar sayılı kararın temyiz edilmediğinden davacının” sözcüklerinin çıkarılarak, yerine “davalılar …, …, …, …, … ve …’e ait 1/7’şer paydan toplam 6/7 payları yönünden davacı Hazinenin” sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca 2. fıkranın 5. satırında “kaydedilmesine” sözcüğünden sonra gelen “dair kararın aynen geçerliliğine” sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ya iadesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.