Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/5211 E. 2012/11165 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5211
KARAR NO : 2012/11165
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, hissedarı olduğu taşınmazın izale-i şuyu davası sonucunda ihale yolu ile satılması sonucunda 9.08.2008 tarihinde davalılar tarafından satın alındığını, davalılar tarafından tapuda adlarına tescil işlemi yaptırılmaması sonucunda taşınmaza ilişkin 2010 yılı … vergisinin 1. taksidini ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, ödediği miktar yönünden alacağının tahsili için davalılar aleyhine başlattığı icra takibine davalıların haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hukmedilmesi icın borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kotü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan
2012/5211-11165
ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra takibine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalıların tum, temyiz itirazlarının reddıne, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasında yer alan “Davacı tarafın İcra inkar taleplerinin reddine “cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.136.44 TL. kalan harcın davalılardan alınmasına, 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.