Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18610 E. 2011/8866 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18610
KARAR NO : 2011/8866
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … …Parkı sınırları içinde kalan …-…Enerji Nakil Hattı için 588.450 m2 lik ormanlık alanın davalıya tahsis edildiğini, davalı lehine tahsis edilen ormanlık sahanın 2005-2006 yılı arazi tahsis bedellerinin, 22.03.2007 tarih ve 26470 sayılı resmi gazetede yayınlanan Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 64. Maddesi gereğince ve … Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün belirlediği gecikme zammı oranlarına göre tahakkuk ettirilerek davalıya bildirilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 533.732,28 YTL arazi tahsis bedeli ve 96.071,81 TL. % 18 KDV tutarının 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, aynı nedenlerle ve aynı döneme ilişkin, … bu dava ile birleşen 2007/232 Esas Sayılı davada, İçmeler-Armutalan, İçmeler-Turunç güzergahında bulunan Enerji Nakil Hattı için 245.268,00 YTL, yine birleşen 2007/233 Esas Sayılı dava ile de, … …Enerji Nakil Hattı için 5.042,61 TL arazi tahsis bedeli ve KDV tutarının 15.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen 2007/233 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2007/232 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne, 902,74 TL asıl alacak, 470,66 TL gecikme zammı ve KDV’sinden oluşan toplam 1.629,21 TL’nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar taraflar arasında imzalanan taahhüt senedinin 7/c maddesi uyarınca yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve birleşen davalar, orman arazilerine ilişkin arazi tahsis sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen 2007/233 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2007/232 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmişse de, karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 17.maddesinin “25)a) bendinde”, “İlgili kanunları uyarınca orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat/ticari kar payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faizi gibi fer’ileri yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azmi onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.” Hükmüne yer verilmiş, aynı kanunun 18.maddesinde de, borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, orman arazilerinin tahsis bedeli ve fer’ilerine ilişkin olan alacak istemlerinin, 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davalının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davalının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. O halde mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz edilen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.