Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8020 E. 2012/8618 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8020
KARAR NO : 2012/8618
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.02.2012 gün ve 2012/1151-1887 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istem ise taşınmazın değerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalılardan … Ltd. Şti. ve … davaya cevap vermemiş, diğer davalılar arsa malikleri yüklenici edimlerini yerine getirmediğinden davacının tescil talep edemeyeceğini, sözleşmenin tarafı olmadıkları için de tazminattan sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacının temyiz etmesi üzerine, dairemizin 13.02.2012 tarihli ve 2012/1151–1887 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1- Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının vekalet ücretine ilişkin karar düzeltme itirazlarına gelince; Hukukumuzda bir talebin yerinde bulunmaması halinde ikame taleple ikinci bir isteğin mahkeme önüne getirilmesi olanaklıdır. Buna kademeli dava denilmektedir. Kademeli davada davacı, bir talebi yerinde görülmezse aynı hukuki sebebe dayanarak başka bir talep öne sürebilir. Nitekim davacı, ilk kademede mülkiyet aktarımı isteminde bulunmuş, bu isteğin yerinde görülmemesi halinde ikinci kademede Borçlar Kanununun 96. maddesine
dayanarak sözleşmenin ademi ifasından kaynaklanan zararının tahsilini istemiştir. Burada iki ayrı dava değil, tek bir hukuki sebepten doğan tek bir dava ancak iki ayrı talep bulunmaktadır. Dolayısıyla, mahkemenin davacının bir talebi yerinde görmemesi halinde davalılar yararına avukatlık ücreti takdiri gerekmez.
Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak davalılar yararına avukatlık ücreti takdir etmesi doğru olmayıp, hükmün bozulmasını gerektirir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, kararın HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2). bent uyarınca davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.02.2012 tarihli ve 2012/1151 – 1887 sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve hüküm fıkrasının 3. bendinin 5. paragrafının bütünüyle hüküm yerinden çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.06.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi .