YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4493
KARAR NO : 2011/11156
KARAR TARİHİ : 06.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın çeşitli tarihlerdeki olurlarına istinaden … ilinin muhtelif ilçe ve beldelerinde 2001 ve 2002 yıllarında yapılacak at yarışları için Kangal Belediye Başkanlığı ve Kaymakamlığına tahsis edilen 4.000,00 TL ödeneği göndermelerine rağmen, yapılan incelemede sarf belgelerinin at yarışlarına harcanmadığının tespit edildiğini, Kangal Kaymakamlığı ile davalı belediye başkanının inceleme raporu ile kusurlu bulunarak bedelin tahsili yönünde mütalaada bulunulduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine başlatılan icra dosyasında takibin 9.396,96 TL üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan
ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra taleplerine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine’ cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 139.55 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 6.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.