Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5174 E. 2012/8634 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5174
KARAR NO : 2012/8634
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı SHÇEK kurumundan 5.5.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süre ile kiraladığı işyerinde kiracı iken, taşınmazın davalı idareye geçmesinden sonra sözleşmesinin her yıl yenilendiğini, kiralanan musakkaf olup, 6570 sayılı yasa kapsamında bulunmasına rağmen davalının 4.2.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini ve kiralananın tahliyesini istediğini ileri sürerek muarazanın menine ve kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiralanan taşınmazın 6570 sayılı kanuna tabi olduğu, tahliye kararı alınmadan ihale edilen yerden davacının tahliyeye zorlanamayacağı, davacının kiracılık sıfatının devam ettiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2886 sayılı kanun çerçevesinde yapılan ihale sonucunda taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 6570 sayılı Kanuna tabi bulunduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararı olmadan tahliyenin gerçekleşemeyeceğinden bahis ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunmuştur. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75/3.maddesinde; tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır.
2011/5174-2012/8634
Somut olayda ise, 6570 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamakta; uyuşmazlığın 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Şu durumda, anılan yasal düzenlemeye göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, sürenin dolması ile kira akdinin süresiz hale gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü, davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının açtığı davanın reddi gerekir. (Hukuk Genel kurulunun 2010/13-671 esas, 2009/696 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 29.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.