YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8265
KARAR NO : 2012/10142
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.08.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit … kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 374 ada 4 parsel sayılı taşınmazında bulunan binanın giriş kapısının davalıya ait 374 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırında olduğunu, parseldeki kaymalar nedeniyle binaya giriş yolunun kapandığını ileri sürerek davalıya ait taşınmazdan geçit … kurulmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda, davacıya ait 374 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yola cephesinin bulunduğu ve kuzeyinde “bahçeli sokak” isimli yol olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait binanın çıkış kapısının davalıya ait 374 ada 1 sayılı parsel tarafında açıldığı ve kapı ile davalı taşınmazı arasında 40 cm’lik bir mesafe olduğu anlaşılmış ise de teknik bilirkişi raporunda ana girişin binanın doğu cephesine alınabileceği belirtildiğinden davacının masraflı olsa dahi bu yükümlülüğe katlanması gerekir. Binanın mevcut ana girişinin doğu cephesine alınması halinde taşınmazın kuzey cephesinde bulunan yola çıkma olanağı bulunduğundan davacıya ait taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı olduğunun kabulüne olanak yoktur.
Açıklanan bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.