Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13684 E. 2011/4779 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13684
KARAR NO : 2011/4779
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankaya ait kredi kartını kullandığını, 25.3.2006 tarihinde cep telefonuna bankaca mesaj gönderilerek kartla harcama yapıldığının bildirildiğini, mesajı daha sonra fark ederek bankayı arayarak kartla harcamanın kendisi tarafından yapılmadığını ve onay vermediğini bildirdiği ve ertesi günde faks çekerek kartı kullanıma kapattığını, kartla 4968 TL harcama yapılmış olduğunu, bu alışverişlerin diğer davalılara ait işyerlerinden yapıldığını, harcamaları kendisi yapmadığı için sorumlu tutulamayacağını savunarak borçlu olmadığının tesbitini istemiş, 10.9.2009 tarihli dilekçe ile, bankanın 968 TL’lık harcamayı iptal ettiğini bildirerek 3850 TL’nın istirdadını talep etmiştir.
Davalı banka, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 25.3.2006 tarihinde saat 16.09’da yapılan alışveriş bedeli olan 960 TL’nı iade eden davalı bankanın, saat 17.45 te yapılan harcamayı iade etmemekle kusurlu davrandığı gerekçesiyle 3850 TL’nın davalı banka ile diğer davalı …’dan, 150 TL’nin ise Melda’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalı bankadan aldığı kredi kartı ile 25.3.2006 tarihinde saat 16.09 ve 17.45’e diğer davalılara ait işyerinden toplam 4968 TL bedelli alışveriş yapıldığı, davacının bu alışverişler yapıldıktan sonra davalı bankaya 2010/13684-2011/4779
bildirimde bulunduğu anlaşılmakta olup, bu husus tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Davacının elinde ve zilyetliğinde bulunan kartın 3.şahıslarca kullanılmasını engelleme yükümlülüğünde bulunduğu izahtan varestedir. Bir başka deyişle, zilyet bulunduğu kartla ilişkin harcamalardan davacı sorumludur. Dava konusu kredi kartına zilyet bulunan davacı bu kartla yapılan harcamalardan sorumlu olup, ancak bankaya bildirimde bulunduğu saatten sonraki harcamalardan sorumluluğu olmaz. Dava konusu olayda da, dava konusu karttan yapılan harcamalar, davacının bankaya bildirimde bulunduğu saatten önce yapıldığı için davalı bankanın bu harcamalardan sorumlu olduğu kabul edilemez. Öte yandan bankanın saat 16.09 da yapılan harcamayı iade edip, daha sonraki saatte yapılan harcamayı ise iade etmemeside davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu göstermez. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı banka yararına bozulmasına, peşin alınan 249,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.