Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4101 E. 2012/11151 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4101
KARAR NO : 2012/11151
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 20. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.3.2011 tarih ve 92-94 sayılı hükmün Dairenin 7.12.2011 tarih ve 6953-18298 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ile 13.11.2003 tarihli Avukatlık Ücret sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davalıya ait iki senetli ilgili olarak … 6.İcra Müdürlüğü’nün 2003/11426 ve 2002/11427 sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, sözleşmeye göre toplam alacak üzerinden % 10 oranında vekalet ücreti ödeneceğini,her türlü itiraz, şikayet başvurularında davalıyı başarı ile temsil ettiğini, ayrıca davalının talimatı ve işin gereği olarak ücreti vekaleti bilahare ödenmek üzere ve hasma tahmil edilecek ücreti vekaletlerde kendisine ait olmak üzere sözleşme dışında kalan davalıya ait icra ve dava dosyalarını takip ile sonuçlandırdığını,ancak ne Avukatlık Kanunu 164/4 maddesine göre belirlenen, ne de hasma yükletilen vekalet ücretini alamadığını, davalının yasaya aykırı olarak kendisini azlettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 13.11.2003 tarihli ücret sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacaklarına karşılık şimdilik 25.000 euro vekalet ücreti alacağının BK’ nun 83. maddesi uyarınca aynen ya da ödeme günündeki kur karşılığı TL üzerinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli euro ile açılmış hesaplarına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme dışı olup Avukatlık Kanununun 164/4. maddesine göre çeşitli mahkeme ve icra dairelerinde yapılan hukuki yardımlar ile Avukatık Kanununun 164/5 maddesine göre hasma yükletilen vekalet ücretlerinin karşılığı olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,ücret sözleşmesinin ücret kısmınde yer alan “icra takip dosyalarının tahsilatı anında olmak üzere toplam tahsilat tutarının % 10’u vekalet ücreti olarak avukata ödenecektir ” kaydı hasılı davaya iştirak niteliğinde olduğunu, bahse konu sözleşmenin geçersiz olduğunu,sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi avukatlık ücret sözleşmesinde tahsilat tutarının % 10’u vekalet ücreti olarak avukata ödenecek denmiş olmasına rağmen, davacının ilgili maddeyi saptırarak haksız olarak toplam alacak üzerinden % 2012/4101-11151
10 vekalet ücreti ödeneceğini iddia ettiğini, davacının avukatlık görevini gereği gibi ifa etmediğini, özen yüküne aykırı davrandığını, müvekkilini davalar hakkında haberdar etmediğini, 24.05.2008 tarihinde büroda yapmış olduğu görüşmede müvekkiline hakaret boyutuna varan ithamlarda bulunduğunu, azlin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda azlin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar dairemizce onanmış, bu defa davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 66.430.00 TL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 4.02.2011 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile talebini 149.383.84 TL’ye çıkartmıştır. Davacı ıslah ettiği miktar için ıslah tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığına göre, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacı,6.9.2010 tarihli dilekçesi ile,yaptığı harcamalarının 13.295.00 TL olduğunu bildirmiştir.Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda,harcamaya ilişkin miktarın 22.286.80 TL olarak belirlenmesi ile peşin ödenen avanstan mahsubu yoluna gidilmiştir.Dolayısıyla davacının talebi aşılarak istemden fazlasına hükmedilmesi sonucu ortaya çıkmış olmaktadır ki bu sonuç usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci ve üçüncü bentler gereğince, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, dairemize ait 2011/6953 esas, 2011/18298 karar ve 07.12.2011 tarihli “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.