YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7275
KARAR NO : 2012/13842
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2010 tarih ve 75-539 sayılı hükmün Dairenin 18.1.2012 tarih ve 5381-454 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, kendisine ait kredi kartlarını kullanan davalının bu kartlarla harcama yapmasına rağmen harcama bedelini kendisine ödemediğini, bu miktarın tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacıya ait kartları kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya ait kredi kartlarının davalı tarafından kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı temyizi üzerine dairemizce onanmış, davacı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı eldeki davada, davalının bir kısım kartları rızası dahilinde ve bir kısım kartları da kendisinden habersizce alarak kullandığı iddiasıyla davalının yaptığını ileri sürdüğü harcama miktarının tahsiline ilişkin takibe vaki itirazın iptalini istemiş, davada aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasınada delil olarak dayanmıştır. Esasen hazırlık soruşturması dosyası davalının cevap dilekçesinde de bildirilmiş bulunmaktadır. Davacının şikayeti üzerine davalı poliste verdiği 9.1.2009 tarihli ifadede “davacının ödemeleri olduğu ve nakite ihtiyacı bulunduğu zamanlarda kendisine ait tekel büfesine gelerek kartlarla yüklü miktarda içki alımı yaptığını ve üzerinide davacıya nakit olarak ödediğini zaman zamanda kendisinin …’den veya dava dışı şirketlerden mal alımı yapacağı zaman kendisine ait kredi kartı ile ödeme yapmayı, nakit paranın ise kendisine ödenmesini istediğini, davacının arkadaşı olması nedeniyle bu konularda davacıya yardımcı olduğunu, şikayet dilekçesinde 19.000 TL kullanıldığını beyan etmesine rağmen bu miktarın daha fazla olduğunu, davacıya ait kredi kartları ile yapılan tüm çekimlerin davacının bilgisi dahilinde ve şifre kullanılarak yapıldığını ve davacıya ödendiğini” belirtmiş bulunmaktatır. Davalı bu savunması ile davacıya ait kredi kartını kullanarak mal alımı yaptığını, bedelinide davacıya ödediğini bildirmiş olup, davalının polisteki bu beyanı yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu içinde, davacıya ait kartların davalı tarafından kullanıldığına dair davacı iddiası yönünden, davacının tanık dahil tüm delillerinin toplanarak ve değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Bu itibarla, davacıdan dava konusu iddiasıyla ilgili olarak tanık dahil tüm delilleri ve davalının da karşı delilleri alınarak gerekli inceleme ve araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca uygun karar oluşturulması zorunludur. Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekir iken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmış olmakla, davacının karar düzeltme itirazının kabulüyle, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 18.1.2012 gün ve 2011/5381 E, 2012/454 K. Sayılı onama kararının kaldırılmasına, kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.