YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9258
KARAR NO : 2011/16060
KARAR TARİHİ : 04.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi geçersizliğinin tespiti ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı Orman İdaresi ile 19.3.1991 tarihli ve 49 yıl süreli 13 ve 33 nolu bölmelerde ağaçlandırma ve bu bölgenin imar ve ihyası için sözleşme yapıldığını, buna göre bu hakkın 3. kişiye devredilemeyeceğini, ancak eski muhtarın bu yeri 99 yıllığına davalıya devrettiğini , devrin Orman işletmesi ile yapılan sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı ile yapılan sözleşmenin hukuki sonuç doğurmadığını belirterek davali ile yapılan 9.4.1992 tarihli sözleşme geçersizliğinin tesbiti ile, müdahalenin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olduğunu, zamanaşımı gerçekleştiğini, köy muhtarlığından bedel karşılığı kiralama yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava konusu yer davacı köye 6831 sayılı Orman Kanunun 57.maddesi hükmüne göre ağaçlandırılması ve bakımı için 19.3.1991 tarihli sözleşme ile 49 yıllığına tahsis edilmiştir.Davacı köy tarafından 9.4.1992 tarihli 99 yıllık sözleşme ile saha aynı amaçla davalıya kiralanmış ve köy ihtiyar heyetinin kararı zamanın kaymakamı tarafından da onaylanmıştır.Davalı tarafından bakım ve dikimi yapılan saha hakkında dava dışı orman idaresi ve davacı köy arasında düzenlenen taahhütnameye göre izin hakkının devrinin mümkün olmadığı 4.maddesinde düzenlenmiştir.Davacı köy, davalıya kiraladığı bu saha ile ilgili olarak taahhütnamedeki devir yasağı ve orman sahası üzerinde özel tasarruf yapılamayacağı
2011/9258-16060
gerekçesi ile kira sözleşmesinin geçersizliğinin tesbiti ile sahadan el çektirilmesini talep etmiştir. Borçlar Kanunu 1.maddesi hükmünde” Akit,iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir.”şeklinde tarif edilmiştir. Davacı köy adına tasarrufta bulunmaya yetkili organlar tarafından orman idaresi tarafınan kendisine ağaçlandırma ve bakımının yapılması amaçlı olarak tahsis ve teslim edilmiş alan 9.4.1992 tarihli noterde yapılan sözleşme ile aynı amaçla davalıya kiralanmıştır. Taraflar arasında kurulan bu sözleşmenin BK.nun 20.maddesi hükmüne aykırı olduğunu söyleyebilmek için;konusunun imkansız veya gayri muhik ya da ahlaka adaba aykırı olması gerekir. Bu unsurların saptanması halinde akit mutlak butlanla batıl olup aktin başından itibaren geçersiz olur. Yine aktin gabin, hata, hile, ikrah altında yapıldığı iddiası var ise aktin iptalini Ya da feshini talep edebilir.(BK.21.,24.,28.,30.maddeleri) Davacı bu bu sebeplerden tahsisli orman sahasının orman niteliği ve taahhütname hükümlerine göre alt kiraya verilmesinin kanunen mümkün olmadığı ve aksine sözleşmenin yok hükmünde olduğu iddiasına dayanmıştır. Dava konusu sahanın kiraya verilmesi nedeniyle orman idaresi tarafından davacı köyün tahsisinin kaldırıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi aynı bölgede başka köylerde de bu şekilde köy tarafından kiraya verildiği, orman idaresi tarafından kanunda belirtilen öncelik sırasına göre özel sahıslara da kiralanabildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davalı 1992 tarihinde kiraladığı alanı imar ederek ürün alınabilir aşamaya getirdiği, dava tarihine kadar sözleşmenin uzun bir süredir uygulandığı da gözetildiğinde az yukarıda izah edilen BK.hükümlerine göre aktin feshini, geçersizliğini gerektirir bir durum yoktur. Taraflar arasında özgür iradeleri ile kira akdi yapılmış, taraf iradeleri biraraya gelerek aktin konusunu ve koşullarını belirlemişlerdir. Taşınmazın orman vasfı ve taahütnameye aykırı davranma nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan haklarını dermeyan edecek kişi köy tüzel kişiliği değil, BK.nun 259.maddesinin kıyasen uygulanması yoluyla dava dışı orman idaresidir.Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 378,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 04.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.