Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/21139 E. 2012/14121 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21139
KARAR NO : 2012/14121
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,… İlçesi … Bölgesi 23646 ada C,1-1 Blok 4.Kat 21 nolu konutun su aboneliğinin tesisi için davalı kuruma müracaatta bulunduğunu, davalının abonelik için kanal katılım payı olarak talep ettiği 124,32 TL ödediğini, kalan 1.320 TL ‘nin taksite bağlandığını ve kendisinden senetler aldığını bu talebin yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle ödediği bedel ile verilen senetlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının satın aldığı meskenin olduğu yerde ada dışı ana kanalizasyon toplama kanallarını belediyenin yaptığını, Aski Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi gereğince davacının kanal katılım payı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 2010/964 esas, 2010/7023 karar sayılı ve 24.5.2010 tarihli bozma ilamına karşı direnme kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/13-102 esas, 2011/250 karar ve 29.4.2011 tarihli kararı ile; yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma sonrası gerekçede dayanılan ve ilk kararda yer almayan, gerek mahkemece ve gerekse özel dairece tartışılıp değerlendirilmeyen “toplu konut alanında alt yapı hizmeti verilse dahi bu bedellerin istenemeyeceği’ne” ilişkin yeni bir hukuki olguya dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu Gerekçesiyle yeni hükme yönelik davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır. Dairemizin 2010/964 esas, 2010/7023 karar sayılı ve 24.5.2010 tarihli bozma ilamı ile; “…davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutlar iyileştirilmişse tesislerin hizmet edeceği saha dâhilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bu durumda dosyada mevcut … Genel müdürlüğü tarafından … Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliğine hitaben gönderilen 19.06.2009 tarihli yazıda aboneliğe konu binanın cephesinin bulunduğu … Caddesinde 30.05.1994 yılında işletmeye alınan pis su hattının mevcut olduğu, binanın deşarjının bu hatta verildiğine ilişkin cevabi yazı içeriği de gözetilerek, davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi çalışması olup olmadığına dair tarafların delilleri toplanıp gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca uygun bir karar verilmesi…” belirtilerek 20.11.2009 günlü mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, abonelik talep edilen binanın Toplu Konut kapsamı içerisinde olduğu,… Belediyesi İmar Müdürlüğü’nün cevabi yazısı ile kanal katılım bedelinin ödendiği, İmar Kanunu ve Toplu Konut Kanunu’nun ilgili hükümlerince toplu konut alanında alt yapı hizmeti verilse dahi bu bedellerin istenmeyeceği belirtilerek değişik gerekçeyle yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Öte yandan, İmar Kanununun 23/6. maddesinde, toplu mesken alanlarında alt yapı tesisleri Belediyelerce onaylı projesine göre ilgili satış yada kurumlarınca yapılmışsa belediyece alt yapı hizmetleri nedeniyle “hiçbir bedel alınmaz” hükmü bulunmaktadır. Yine 2985 Sayılı Toplu Konut Kanununa 5492 Sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen Ek 9. maddesinin 2. fıkrasında, Toplu Konut İdaresince yapılacak veya yaptırılacak her türlü alt yapı ve üst yapı inşaatlarıyla ilgili olarak 26.5.1981 tarihli Belediye Gelirleri Kanunu’nun ek 6. maddesinde yer alan bina inşaat harcı ve 84. maddesinin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan çeşitli harçlar kanunundaki tarifesinde belirtilen en az tutarlar üzerinden alınır. Bu harçlar dışında her ne olursa olsun hizmet karşılığı olsa dahi başka ücret veya bedel alınamaz” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemelerle kanun koyucunun amacının toplu konutların maliyetini düşürmek ve sosyal devlet ilkesinin gereği olarak daha ucuz konut üretip konut açığını kapatmak olduğu anlaşılmaktadır. Burada alınması gereken bir kısım bedellerin asgari hadden alınması, bunun dışında kalanların ise hiç bir şekilde alınmaması ve böylelikle konut maliyetinin düşürülmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu düzenlemeyle konutun üretilmesi, inşaat ve iskan aşamalarında alınması gerekenler olduğunda tereddüt olmamalıdır. Toplu konut bölgelerinde alt yapının tamamlanarak konut üretiminin yapılması bu aşamalardan sonra yerel yönetimlerin, Belediyelerin veya Belediyeye bağlı kuruluşların altyapıyı ıslah etmesi, yeni alt yapı tesisleri yapması mevcutları iyileştirmesi, konut alanı dışında olan tesis ve ilavelerini değiştirip yenilemesi ve ihtiyaca cevap verecek hale getirmesi gelişen teknolojiyle paralel hizmetler yapması durumunda gerek Belediye Gelirleri Kanununda gerekse ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinde açıklanan bedelleri isteyebileceği kabul edilmelidir. Aksi halde, bu bölgede mülkiyet sahibi olanlara ayrıcalık tanınmış olur ki, bunu hukuk düzeninin koruması düşünülemez. İdarenin hizmetleriyle ilgili olarak Yasa ve Yönetmelikte öngörülen şekilde katkı bedeli alması kaçınılmazdır. Konut satılırken öngörülen muafiyetin sürekli olması düşünülemez. Öyle olunca mahkemece bu konuda mahallinde bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle inceleme ve araştırma yapılmalı ve özellikle davalı kurumun anılan konut alanında ve alan dışında yani bir tesis yapıp yapmadığı araştırılmalı, yeni tesis yapılmadığının diğer bir deyişle ıslah çalışması yapılmadığının saptanması durumunda şimdiki gibi karar verilmeli, aksi halde, dosyada mevcut bulunan tüm bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle katkı payı belirlenmeli ve varsa fazla ödenen bedel iade edilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüktüm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.