YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9466
KARAR NO : 2011/4872
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Belediye, davalıların Hollanda’da kendi belediye sınırları içinde yaşadıklarını, sosyal yardım dairesine başvurarak “sosyal yardım ödeneği – geçim yardımı” isteyip, 1995 yılından beri her yıl için doldurduğu beyannamelerde gerçeğe aykırı beyanda bulunarak, mal varlığını ve gelirlerini bildirmeyerek, genel geçim yasasına göre yardım almamaları gerektiği halde geçim yardımı aldıklarının tespit edildiğini, davacı Almelo Belediyesinin 19.04.2006 tarihli kararı ile davalılara 01.07.1997 – 31.10.2004 tarihleri arasında ödenen 101.094.66. Euro geçim yardımı ödeneğinin geri alınmasına karar verdiğini ve tahsili için yapılan icra takibine, davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıların Hollanda genel geçim yasasına göre gerçeğe aykırı beyanda bulunarak, mal varlıklarını ve 2010/9466 2011/4872
Gelirlerini bildirmeyerek hakları olmadığı halde aldıkları geçim yardımına karşılık ödenen 101.094.66. Euro’ nun tahsili istemi ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalılar istenilen formlarda Türkiye’ deki malvarlıkları olup olmadığı yönünde soru bulunmadığı, taşınmazların getirisinin yardım bağlanma sınırının altında olduğunu, davacının yedi yıllık süreyi değil ancak 2 yıllık süre için talepte bulunabileceğini, ilgili makamların kendilerini yeterince bilgilendirmediğini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Taraflar arasındaki ihtilaf sebepsiz zenginleşmeye dayanmakta ve 5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 39. maddesine göre ihtilafın, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği yer olan Hollanda kanunlarına göre çözümü gerekir. Aynı Yasanın 2. maddesine göre, Hâkim, Türk Kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’ sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir. Hollanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik (Yardım) Kanunu (WWB) olarak değiştirilen Genel Sosyal Yardım Kanunu’ nun bazı bölümlerinin, tercümesi ile birlikte dosyaya davacı tarafından ibraz edildiği ancak bu olay ile ilgili olarak geçim yardımından kimlerin yararlanacağı, başvurunun nasıl yapılacağı, başvuru belgesinde sorulan suallere göre geçim kaynaklarına nelerin girdiği, nelerin servet sayılıp sayılmadığı, geçim yardımı almasına mani servet sınırlarının ne kadar olduğu, kime, hangi koşullarda, ne kadar geçim yardımı bağlanabileceği, geçim yardımı için hangi zamanlarda kişilerin bilgilerini yenilemeleri, bu bilgilerin verilmemesi halinde yardımın durdurulup durdurulmayacağı, geçim yardımının hangi koşullarda, kim tarafından hangi sürelerde geri istenebileceği gibi hususları belirten yasal mevzuatın ve tercümesinin bir bölümünün dosyaya sunulmamış olduğu görülmüştür. Buna göre, Hollanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik (Yardım) Kanunu (WWB) olarak değiştirilen Genel Sosyal Yardım Kanunu’ nun, geçim yardımı ile ilgili tüm bölümlerinin tercümesi ile birlikte Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla celbedilmesi veya bu hususta tarafların yeniden yardımının sağlanması gereklidir. Dosya kapsamı itibariyle de, davalıların geçim yardımı almak için verdikleri beyannamelerde, Türkiye’deki mal varlıklarını ve gelirlerini bildirmedikleri taraflar arasında ihtilafsızdır. Davalılar Türkiye’deki mal varlıkları ve gelirleri ile ilgili beyannamede sütun olmadığından bildirmediklerini savunmuşlarsa da, geçim yasasının 17.maddesinde kişi ve ailelerin bütün mal varlıkları ve gelirlerinin, kendilerine geçim kaynağı sayılacağı 2010/9466 2011/4872
bildirilmiş olması, dosyadaki bildirim formunda sadece Hollanda’daki varlığı ve gelirin değil, evrensel olarak sorulup, davalıların Türkiye’deki varlık ve gelirleri hakkında da bilgi vermeleri gerektiği halde vermedikleri ve genel geçim yasasına aykırı davrandıkları sabittir. Mahkemece, davacı tarafından tespit edilip bildirilen Türkiye’ deki davalıların malvarlığı ve gelirlerinin, davalıların edindikleri ve devrettikleri tarihlerde dikkate alınarak sosyal yardım yasasına göre Hollanda’ daki yaşamlarını sürdürebilecek, yardım almalarını engelleyecek miktarda olup olmadığı, geçim yardımının hangi sürelerde ne kadarının geri istenebileceği, uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılıp, özellikle taşınmazların değerlerinin kamulaştırma işlerinde uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacak keşifte, taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.