YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2943
KARAR NO : 2012/21336
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Uygulama : TCK’nın 89/1-2(b-e), 62, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve Mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Mahalli Cumhuriyet Savcısının, olayda bilinçli taksirin gerçekleştiğine ve sair yönlere ilişkin; sanığın, cezanın ağır olduğuna ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde gece saat 22:00 sırasında, sanığın, yönetimindeki otomobil ile seyir halinde iken, markası ve plakasını alamadığı bir aracın arkadan gelip sanığın önündeki aracı sollaması sonucu bu aracın ani fren yapmasıyla sanığın da frene basması sonrası, hızını mahal şartlarına uydurmaması ve beyanlara göre yağış nedeniyle yerlerin ıslak olması nedenleriyle aracı kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş yönüne göre yolun solunda bulunan bir ağaca çarpması sonucu, araçta yolcu olarak bulunan mağdur …’ın hayati tehlike geçirmeden, hayat fonksiyonlarını orta 2. derecede etkileyecek nitelikte … kırığı oluşacak biçimde yaralandığı olayda bilinçli taksirin şartlarının bulunmaması; mahkemece de oluş bu şekilde kabul edildiği halde, şikayetçinin 22/10/2006 tarihli kolluk ifadesinde, olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesinin sanığın TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca takibi şikayete tabi olan taksirle yaralama suçu nedeniyle cezalandırılmasına engel oluşturması, müştekinin 27.11.2006 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesinin, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup bunun mümkün olmaması ve TCK’nın 73. CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nazara alınmaksızın, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden sanık hakkındaki davanın şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 73 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 10.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.