YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6634
KARAR NO : 2012/11309
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 12. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.10.2010 tarih ve 303-397 sayılı hükmün Dairenin 25.1.2012 tarih ve 20432-1033 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 2005 model … marka aracını satılığa çıkardığını, dava dışı … isimli şahsın alıcı olduğunu ve bildirdiği adreste bulunan oto alım satım dükkanında buluştuklarını, 25.500.TL üzerinden satışı için anlaştıklarını ve bu şahsa 10.7.2008 günlü satış yetkisi içerir vekaletname verdiğini, bu şahsın vekaletnameyi ve denemek üzere aracı alarak dükkandan ayrıldığını, kendilerinin de aracın bedelinin ödenmesi için banka şubesine gittiklerini, ne var ki bir müddet bekledikten sonra ayrıldıkları dükkana geri geldiklerinde kapalı olduğunu görünce şüphelendikleri ve emniyete haber verdiklerini, ancak aynı gün birkaç saat içinde dava dışı …’ın elindeki vekaletnameye istinaden aracın mülkiyetini değerinin çok altında davalıya devrettiğini, davalı ile dava dışı …’ın el ve işbirliği içerisinde olduklarını ileri sürerek 10.7.2008 tarihli satış sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı alıcı ile dava dışı vekil arasında el ve işbirliği olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararı davacı temyiz etmiş, Dairemizin 25.01.2012 gün ve 2011/20432 esas – 2012/1033 karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış olup, bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu araç davacı adına kayıtlı iken 10.07.2008 tarihli vekâletnameye istinaden aynı gün saat 15.06 da dava dışı vekil … tarafından davalı alıcı …’a 21.450 TL bedelle satışının yapıldığı, dava dışı vekil …’ın bu olay sebebiyle dolandırıcılık suçundan … 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/1162 esas sayılı 2012/6634-11309
dosyasında cezalandırılmasına karar verildiği hususları sabittir. Mahkemece, dava dışı vekil ile davalı alıcı arasında el ve işbirliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içindeki delillerden, davalının oto galeride işçi olarak çalıştığı, vekil …’ın aracı satmak üzere davalının çalıştığı galeriye getirdiği, yapılan pazarlık sonucu 17.500 TL’ye aracın satışında anlaşıldığı ve davalı adına devrin verildiği anlaşılmaktır. Aracın satışının, hayatın olağan akışına aykırı olarak aynı gün bir kaç saat gibi kısa bir süre içinde yapılmış olması, piyasa değeri ortalama 24.000-25.000 TL aralığında olan bir aracın 17.500 TL gibi değerinin çok altında satılmış olması ve oto galerilerin satın aldıkları aracı noterden devralmak yerine satış yetkisi içerir vekâletname alarak işlem yapmaları karşısında dava dışı vekil ile davalı alıcının el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini gösterir. Hal böyle olunca Mahkemece, davanın kabülü yerine aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 25.01.2012 gün ve 2011/20432 esas – 2012/1033 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, 43,90 TL peşin alınan harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.