Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9822 E. 2011/4873 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9822
KARAR NO : 2011/4873
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Neslihan … ile davalı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu … arasında tüketici kredisi borçlanma ve rehin sözleşmesi imzalandığını, kendisi ile dava dışı Ekrem Tamer ve … Yücel’in kredi sözleşmesini borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kefiller hakkında … 17. İcra Müdürlüğünün 2001/6906 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kendisine 18.07.2001 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, zamanında itirazda bulunmadığından hakkında yapılan takibin kesinleştiğini, 16.04.2002 tarihinden itibaren maaşından haciz yolu ile tahsilata başlandığını, kesintilerin 15 Mayıs 2007 tarihi itibariyle dosya borcu kapanıncaya kadar devam ettiğini, bu davaya dayanak olan … 6. Tüketici Mahkemesinin 2005/772 E, 2007/952 K sayılı dava dosyasının yargılaması sonucunda davacı … Bankasının dava dışı diğer kefillere açmış olduğu alacak davasının reddedildiğini, kefillerin karşı davalarının ise kabul edildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, davalı bankanın hukuka aykırı işlemi nedeniyle maaşından haksız yere yaklaşık 6 yıldır kesintiler yapıldığını belirterek şimdilik maaşından ve nemalarından yapılan 23.347.00.TL kesintinin kesilme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/9822 2011/4873
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu … arasında taşıt kredisi borçlanma ve rehin sözleşmesi’ nden kaynaklanan alacağın tahsili için, banka tarafından, sözleşmeyi “müşterek borçlu ve müteselsil kefil” sıfatıyla imzalayanlar aleyhine 18.07.2001 tarihli takip talebiyle girişilen ilamsız icra takibi sırasında 15.05.2007 tarihine kadar davacı kefilin maaşından ve nemasından yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar 06.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa’ nın 10/3. maddesi gereğince tüketici kredilerindeki kefaletin, adi kefalet olarak kabul edildiği, alacaklının öncelikle asıl borçluya başvurması, sonuç alamadıktan sonra kefillere yönelmesi gerektiği, yasal düzenlemenin emredici mahiyette olduğu, yasanın yürürlük tarihinden sonra yapılan tahsilatların iade edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 17.002.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; 06.03.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 sayılı Kanun ile değişik 10. maddesindeki “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez.” Hükmünün, imzalanan kredi sözleşmesinden ve 18.07.2001 tarihinde başlayan icra takibinden sonra yürürlüğe girmiş olması nedeniyle somut olayda uygulama yeri yoktur. Uyuşmazlık, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan ve az yukarıda anılan değişiklikten önceki yasal durum çerçevesinde değerlendirilip, çözüme bağlanmalıdır. O halde, mahkemece, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata uygun olarak davalı tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için yapılan icra takibi sırasında müteselsil kefil olan davacı tarafından ödenen paranın istirdadı isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.