Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9192 E. 2011/4274 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9192
KARAR NO : 2011/4274
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı ile üç adet yaptıkları ortaklık sözleşmesi gereğince, üç adet tarlaya önce patates daha sonra da yerfıstığı ekimi yapıldığını, davalının bu sözleşmelerden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere üç ortak arasındaki ortaklık sözleşmelerinden ve ortaklıktan doğan nizanın hükmen giderilmesine, davacı … için toplam 63.666,66 YTL, … için toplam 36.666,66 YTL.nin dava tarihinden en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, yapılan mahsup sonucu kendisinin davacılardan alacaklı olduğunu savunarak aleyhine açılan davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de davacı …’den toplam 21.508 YTL, Şeref’ten 35.796 YTL alacağın en yüksek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 06.10.2005, 17.11.2005 ve 19.03.2006 tarihli sözleşmelerle yerfıstığı ve patates ürünü ekimi ve satımı hususlarında ortaklık ilişkisi kurulduğu, sözleşmelerde tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği ve bahsi geçen ürünlerin
2010/9192-2011/4274
ekiminin yapıldığı, dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu hususlar taraflar arasında da çekişmesizdir. Davalı-karşı davacı destekleme bedelini aldığını ve davayı bu yönüyle kabul ettiğini, ortak olarak kullanılan makinaların kendi yedinde bulunduğunu, makinaları kendi hissesine düşen payın ödenmesi halinde teslim etmeye hazır olduğunu belirtmiştir. Bozma ilamına uyularak keşif ile aldırılan bilirkişi raporunda, patates ürününden ortalama 480.000 kg ürün elde edileceği, net gelirin 81.600,00 TL olacağı; yer fıstığından 144.000 kg ürün elde edileceği ve 89.280.00 TL net gelir elde edileceği, patates ürününden yanlara 27.200,00 TL, yer fıstığı ürününden 29.760,00 TL düşeceği bildirilmiştir. Mahkemece, davacı …’e gönderilen 30.000 kg fıstık bedelinin mahsubu ile her iki davacıya 1.000,00 TL teşvik ve destekleme primi ile 3.000,00 TL tarım makinası bedeline hükmedilmiştir.
Öncelikle, belirtmek gerekirse, içeriğine itiraz olunmayan her üç sözleşmede, tarafların hak ve yükümlülükleri açıkça belirlenmiş olup somut olayın bu çerçevede gerekli inceleme ve araştırma ile sözleşmelerin bütünlüğü korunarak sonuçlandırılması gerekir. Bu bağlamda, sözleşmede karalaştırılan 30.000.00 TL kira bedelinin ne şekilde taraflar arasında halledildiği, patates ürünü için nasıl mahsuplaşıldığı ve davalıda bulunan tarım makinelerinin değerinin tespiti yapılmadan, yalnızca fıstık bedeli, teşvik ve destekleme primi ile tarım makinaları bedeline istem gibi hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulan dairemize ait bozma ilamında tarafların, aralarındaki ortaklık sözleşmelerinden doğan hak ve yükümlülükleri de göz önünde tutularak uzman bilirkişilerden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor da alınması gerektiği belirtilmişse de, mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmeden, az yukarıda bahsedilen sözleşmeler içeriğine uygun araştırma ve inceleme ile sonuçları belirlenmeden, bozmaya yanlış anlam verilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün yeniden bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.