Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9598 E. 2012/11181 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9598
KARAR NO : 2012/11181
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı ve müdahil avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ve … geldi, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.09.1993 tarihinde davalı müteahhitten 800.00.TL bedelle inşaat halinde işyeri satın aldığını, binanın bitmesni ve tapudan devir yapılmasını beklerken davalı müteahhidin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle arsa sahiplerinin sözleşmeyi açılan dava sonucunda feshettiklerini ve bu yönde verilen kararın 05.07.1999′ da kesinleştiğini, 2002 yılında ödediği bedelin iadesi için dava açtığını ve mahkemece lehine 11.647.52.TL alacağın tahsiline hükmedildiğini ancak bu dava sırasında faiz talebinde bulunmadığını ileri sürerek 05.07.1999 tarihinden alacak ile ilgili kararın kesinleştiği 04.03.2008 tarihine kadar işlemiş ticari avans faizinin hesaplanarak şimdilik 10.000.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verlmesini istemiştir. Yargılama sırasında verilen 25.01.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 51.193.88.TL’ nın tahsilini istemiştir.
Davalı, öncelikle zamanaşımı, olmadığı takdirde esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. ve 3. bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2—Davacı, her ne kadar … 1. Asliye hukuk Mahkemesi’ nin 1997/819 Esas ve 1998/1031 Karar sayılı dosyasında verilen kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile davalı adına olan tapu kaydının iptali ile arsa sahipleri adına tesciline ilişkin kararın kesinleştiği 05.07.1999 tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de; davacı, BK. 101. maddesinde öngürüldüğü şekilde davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda davalının … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2002/243 Esas ve 2005/337 Karar sayılı dava dosyasında açılan dava dava ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece 05.07.1999 tarihinden itibaren hesaplanan faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Her ne kadar mahkemece, davalının ıslah dilekçesi ile artırılan miktara yönelik zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de; Dava konusu ihtilafta uygulanacak zamanaşımı süresi sözleşme ilişkilerindeki 10 yıllık zamanaşımı süresidir. … 1. Asliye hukuk Mahkemesi’ nin 1997/819 Esas ve 1998/1031 Karar sayılı dosyasında verilen kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile davalı adına olan tapu kaydının iptali ile arsa sahipleri adına tesciline ilişkin kararın kesinleştiği 05.07.1999 tarihinden davacının talebini 41.193.88.TL artırarak ıslah ettiği 25.01.2011 tarihi arasında 10 yıldan fazla bir süre geçtiği ve davalının da ıslah dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu dikkate alınarak ıslah dilekçesi ile artırılan miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile ıslah ile istenen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.