YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6947
KARAR NO : 2012/10526
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlakçılık faaliyetiyle uğraştığını, davalının daire almak için kendisine başvurduğunu ve 17.07.2010 tarihli alım satım ve komisyon sözleşmesi imzaladıklarını, davalının taşınmazı alabilmesi için gerekli hizmetleri verdiğini, davalının bankadan çekeceği krediyi de ayarladığını, ancak davalının hiçbir gerekçe ileri sürmeden taşınmazı almaktan vazgeçtiğini bildirdiğini, daire bedelinin %6 ‘sı oranında cezai şartın tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme imzalanmadan önce davacının, dairenin 130.000,00 TL, site aidatının aylık 65,00 TL olduğunu söylemesine rağmen sözleşme imzalanırken mal sahibinin daire satış bedelinin 135.000,00 TL dan aşağısını kabul etmediğini söylediğini, tüm şartlarımı zorlayarak bu fiyatı kabul ettiğini ve 5.000,00 TL kaparo verdiğini, kredinin onaylanmasından sonra aylık ödemenin 1.650,00 TL, site aidatının da 130,00 TL olduğunu görünce bu ödemenin gücünü aştığını beyan ettiğini, sözleşme imzalanmadan evvelki şartlarda kredi temin etmesi için davacıdan haber beklerken icra takibine maruz kaldığını savunarak davanın reddini, davacının % 40 tazminata mahkum edilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/6947-10526
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak cezai şart olduğundan cezai şart miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, cezai şart alacağı üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabul edilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün, (2) no’lu bendinde bulunan, “Asıl alacak üzerinden % 40 tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine” sözlerinin tümüyle karardan çıkarılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 121.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.