Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/594 E. 2011/4266 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/594
KARAR NO : 2011/4266
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı Kuruma bağlı İzmir bölge yurtlarının temizlik, bakım ve sosyal hizmetler işlerinin yapılması konusunda 1998-2003 yılları arası dönemi kapsayan sözleşmeler imzalandığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme gereği, SSK primine esas taban aylıkların yükseltilmesi nedeni ile SSK’ya ödenmek zorunda kalınan işçi ve işverene ait prim farkları ve işsizlik sigortası prim parklarının davalı tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 40.000.00 TL’nın avans faizi ile tahsilini istemiş, davayı ıslah ile talebini 308.634,37 TL’ye artırmıştır.
Davalı, davacının davaya konu dönemlere ilişkin tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının hiçbir ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri kabul ettiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları esas alınarak davanın kabulüne 308.634,37 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline ilişkin verdiği karar taraflarca temyiz edilmiştir.
2011/594-4266
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, SSK primine esas taban aylıkların yükseltilmesi nedeni ile SSK’ya ödenen işçi ve işveren prim farları ve işsizlik sigortası prim farlarının davalıdan talep edilip edilemeyeceği hakkındadır.
1998-2003 yılları arası kapsayan her yıl için kuruma ait birimlerle ilgili ayrı ayrı sözleşmeler yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa dair düzenleme şartname ve sözleşmelerin 12.maddesinde yapılmıştır. Sözleşmelerin 12/c maddesinin bir kısmında “ihalenin yapıldığı tarihte mevcut olan asgari ücretin, asgari ücret tesbit komisyonlarınca artırılması halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken SSK primleri ve işsizlik sigortasında meydana gelecek artış farkları firmaya ödenecektir.” düzenlemesi mevcuttur, bir kısmında “Asgari ücretle artış olduğu takdirde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken SSK primi ve TTF kesintisinde meydana gelecek artış farkları firmaya ödenecek sözleşmenin ifasi süresince kanun ve kararnamelerin bu işle ilgili uygulamaya getireceği değişiklikler aynen uygulanacaktır. (12/b maddesinde belirtilenler hariç) hükmü vardır. Sözleşmenin bu hükümleri tarafları bağlayıcıdır. Diğer bir deyişle sözleşmenin ifası süresince kanun ve kararnamelerde yapılacak değişikliklerin uygulanması zorunludur. Davalı taraf yargılama aşamasında bu konuda yasal düzenlemeler yapıldığını, bu bağlamda temizlik ihalelerinde uygulanacak esaslar hakkında tebliğ ile Bakanlar Kurulu kararları ile fark ödenmeyeceğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu konu üzerinde gerektiği gibi durulmamıştır. Hal böyle olunca tarafların bu konudaki tüm delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı cevap dilekçesinde, davacının sözleşmeden doğan tüm alacak kalemlerini ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının ödemeye ilişkin tüm belgeleri getirtilip bu ödemeler içinde davacının talep ettiği alacak kalemleri ile ilgili ödeme mevcut olup olmadığı mahkeme, Yargıtay ve taraf denetimine ilişkin rapor alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Mahkemece davacı lehine 8.829,40 TL yargılama 2011/594-4266
giderine hükmedilmiştir. Davalı, davacı lehine hükmedilen bu yargılama giderlerinden bilirkişi ücreti 750,00 TL’nin kendisi tarafından yatırıldığını açıklamıştır. Mahkemece detayları gösterilmeden ve denetimi yapılması mümkün olmayacak şekilde yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5-Davacının A.Ş. olması nedeniyle TTK 18.maddesi gereği tacır olup TTK 21.maddesi gereği yaptığı işin ticaridir. TTK 21/2.maddesi gereğince … davalı içinde ticari … nahiyetinde olduğundan 3095 sayılı yasa gereği avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklana nedenlerle davalının sair temyiz itirazların reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı lehine (5) nolu bentle açıklanan nedenle davacı lehine BOZULMASINA,750,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 25,363,05 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.