Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/5780 E. 2012/8452 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5780
KARAR NO : 2012/8452
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, dava konusu 112 ada 370 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının taşlık, kayalık olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmasına rağmen kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğinden bahisle açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 112 ada 370 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 03.11.2010 havale tarihli raporunda “B ve C” harfleri ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile hali arazi vasfı ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı Hazine dava konusu 112 ada 370 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edilirken devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir kısım yerlerin de parsele dahil edildiğini belirterek taşınmazın taşlık ve kayalık olan kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece bu istem kabul edilmiştir. Hükme esas alınan fen bilirkişilerinin 03.11.2010 havale tarihli raporu ve ekindeki krokinin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen
2816,05 m2’lik kısmının bağ vasfında olduğu, (B) ile gösterilen 2004,57 m2’lik kısmı ile (C) ile gösterilen 6725,40 m2’lik kısmının davacının tapu kaydının iptalini istediği bağ olarak kullanılan alanın dışında kalan alan olduğunun belirtildiği ve ziraat bilirkişisinin 06.12.2010 tarihli raporunda da (B) ve (C) ile gösterilen kısımların taşlık ve yer yer kayalık olduğu ve tarımsal emareye rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu raporlar dikkate alındığında mahkemece davacının isteminin kabul edilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak kurulan hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinin 2. fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece kurulan hükümde fen bilirkişilerinin 03.11.2010 havale tarihli raporundan bahsedilmiş ancak kararın eki sayılması hüküm altına alınmamıştır. Hal böyle iken (B) ve (C) ile gösterilen kısımların tapu kayıtlarının iptaline karar verilmiş ancak hükümde miktarları belirtilmemiştir. Ayrıca kalan kısmın ne kadar olduğu ve ne olacağı da açık değildir. Bu hususlar bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm sonucunun 1. maddesinin 3. satırında “B harfi ile nitelendirdikleri” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “2004,57 m2’lik”, 2. maddesinin 2 ve 3. satırında “C harfi ile nitelendirdikleri” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “6725,40 m2’lik” rakamlarının yazılmasına, 3. madde olarak “aynı raporda A harfi ile gösterilen 2816,05 m2’lik kalan kısmın davalı … adına aynen ipkasına” ve 4. madde olarak da “03.11.2010 havale tarihli fen bilirkişilerinin rapor ve eki krokisinin kararın eki sayılmasına” cümlelerinin eklenmesine, 3, 4, 5 ve 6 olan madde numaralarının da 5, 6, 7 ve 8 olarak düzeltilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.