YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7906
KARAR NO : 2012/10385
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 23.09.2008 tarihinde davalı bankadan konut kredisi kullandığını ve kendisinden 2.550,00TL komisyon bedeli kesildiğini, 09.09.2009 da borcu yeniden yapılandırdıklarını, bankanın bu kez yapılandırma masrafı adı altında 1.643,00TL tahsil ettiğini, 04.10.2010 tarihinde ikinci yapılandırma sırasında ise bankanın kendisinden 767,00 TL masraf aldığını, kesintilerin haksız olduğunu ve müzakere yapılmadan alındığını ileri sürerek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunun masraf adı altında kesilen bu meblağların haksız şart teşkil ettiği yönündeki mütalaasına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafınca temyiz edilmiştir.
1-4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A
2012/7906-10385
maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen Konut Kredisi Sözleşmesinin 6. maddesinde,” müşteri, kredinin kullandırılması esnasında bu krediden doğan ve banka tarafından talep edilecek tüm ücret, komisyon ve masrafları ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Bankanın ilgili kanundan ve sözleşmelerden doğan yetkileri çerçevesinde gerektiğinde müşteriden talep edebileceği bu tür faiz dışı maliyet unsurları; tahsis komisyonu, dosya ücreti, yeniden yapılandırma ücreti…. masraflarıdır.” hükmü mevcuttur. Ancak, bu ücret ve masrafların hangi nedenlerle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve kredinin yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, Davalı Banka’nın davacıya verdiği konut kredisinin akdi sırasında kesilen 2.550,00TL yönünden, davalı bankanın bu yönde sunduğu deliller ile birlikte, aralarında konusunda uzman bankacı bilirkişinin de bulunduğu heyetten yasal mevzuat da gözetilerek bankanın konut kredisi verebilmesi için zorunlu masrafların somut olaya uygulanmış haliyle neler olduğunun ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 nolu bent gereği hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bent gereği davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.