Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4263 E. 2011/13316 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4263
KARAR NO : 2011/13316
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esas davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve birleşen davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı kurum asıl dava ve birleşen davasında, davalı …’un optisyen olup davalı şirketin yöneticisi olduğunu, davalı şirket ile düzenlenen 27.02.2003 tarihli optik sözleşmesinin ödeme şartları ve zamanı başlıklı 3.maddesinin 4.bendine göre “kurumla sözleşmesi bulunsun veya bulunmasın diğer gözlükçüler tarafından kabul edilmiş reçeteler, hiç bir şekilde gözlükçüler tarafından fatura edilmeyecektir” hükmünün bulunduğunu, kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucu hazırlanan rapora göre yukarıda bahse geçen hükme rağmen davalının kurum ile sözleşmesinin bulunduğu 01.01.2001 – 12.09.2003 tarihleri arasında 647 adet reçete karşılığı 21.897,90.TL tuturındaki faturayı kurum ile anlaşması olan veya olmayan optikçilerden temin ederek bedelini kurumdan tahsil ettiğinin belirlendiğini ileri sürerek kurumdan sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen 647 adet reçete karşılığı olan 21.897,90.TL.’nin reçetelerin ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, kurumdan tahsil edilen reçete bedellerinden davalı şirketin herhangi bir kazancının bulunmadığını, İzmir ve … Gözlükçüler ve Optisyenler Derneğine üyelik şartı nedeniyle bazı firmaların davacı kurum ile anlaşamadığını, bu durumun ticaret hürriyetini kısıtladığını, kendisinin de alacakları karşılığında reçeteleri alarak kurumdan tahsil ettiğini, tahsil edilen faturaların gerçeğe aykırı
2011/4263-13316
olmadığını, bu nedenle sözleşmede belirlendiği üzere davacı kurum ile aktedilen sözleşmenin feshedildiğini, başkaca bir cezai yaptırım uygulanamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile toplam 19.273,43.TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı kurum, davalı şirket ile aktedilen optisyenlik sözleşmesinin 3.maddesine aykırı davranılması nedeniyle sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen 647 adet reçete karşılığı olan 21.897,90.TL.’nin davalılardan tahsili istemli davayı açmıştır. Taraflar arasında aktedilen 27.02.2003 tarihli sözleşmenin ”ödeme şartları ve zamanı” başlıklı 4.maddesi hükmüne göre, “kurumla sözleşmesi bulunsun veya bulunmasın, diğer gözlükçüler tarafından kabul edilen reçetelerin hiç bir şekilde gözlükçü tarafından fatura edilmeyeceği” kararlaştırılmış olup bu hükme aykırı davranmanın müeyyidesi olarak sözleşmenin feshedileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin bu maddesine aykırı olarak tahsilat yapıldığı davalı tarafın da kabulünde olup, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin davacı kurum tarafından feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu maddeye aykırı olarak tahsil edilen reçete bedellerinin gerçeğe aykırı, mükerrer olduğu vs. iddia ve ispat da edilmemiştir. Öyle olunca, sözleşmenin bu maddesine aykırı davranışın müeyyidesi olarak “sözleşmenin feshi“ kararlaştırılmış olup başkaca bir müeyyide de öngörülmediğine göre Mahkemece davanın tümden reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.