Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7686 E. 2012/8682 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7686
KARAR NO : 2012/8682
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; davacı 490 ada 15 parsel sayılı taşınmaz kaydında muris babasının “…, … oğlu” olarak düzeltilmesini istemiştir. Dava konusu 490 ada 15 parsel sayılı taşınmaz 1972 yılında zilyetliğe dayalı olarak … oğlu … adına tespiti yapılmış ve tespit tutanağında malik isminin üzeri çizilerek … şeyh … yazılmıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; nüfus müdürlüğünden gelen cevabi yazıda tapu maliki …
oğlu … isimli bir kayda rastlanmadığı bildirilmiş, yine yapılan zabıta araştırmasında dava konusu taşınmazı halen Adil Çevirici adlı kişinin kullandığını, malikinin … olduğunu tapuda adı geçen kişi ile aynı kişi olduğu tespit edilmiştir. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları da dava konusu taşınmazın komşu taşınmaz malikleri olduklarını, bu yeri muris …’un vefat edene kadar kullandığını, ölümünden sonra küçük oğlu …’nin 6-7 yıl kullandığını ve daha sonra Adil isimli kişiye kiraya verildiğini, yerin davacının murisine ait olduğunu söylemişlerdir. Mevcut deliller davacı iddiasını doğrulamaktadır. Bu deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 19.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.