Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7355 E. 2011/18628 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7355
KARAR NO : 2011/18628
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6831 sayılı yasanın 2/b maddesi gereğince hazine adına ormandan çıkarılan ve 2924 sayılı yasaya göre hak sahibi olan davalıdan 1669 parsel numaralı taşınmazın 540 m2’lik hissesinin zilyetliğin devir ve teslim alacağına dair sözleşme imzaladıklarını, zilyetliğin teslim edilmemesi halinde ise arsa bedeli olarak alınan 200.000 TL.nın tazminat olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının taşınmazı teslim etmediğini ileri sürerek 200.000 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iddia ettiği şekilde bir anlaşma olmadığını, davaya konu taşınmazın zilyetliğinin davacıya değil, amcası dava dışı …’e satılıp teslim edildiğine, ancak Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle …’in üzerine alamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya dayanak belgede davalının zilyetliği devrettiği belirtilmesine rağmen tapudaki beyanlar hanesinde davalıya ait zilyetlik şerhinin bulunmadığı, tapuda zilyet olarak görünen kök muris … Zeyneloğlu’nun kızı ve davalının annesi olan Durkadın Akça’nın yaşadığı ve davalının miras hakkının henüz doğmadığı, bu haliyle sözleşmenin geçersiz olduğu, dolayısıyla cezai şartında istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve altındaki imzanın davalıya ait olduğu bilirkişi raporuyla belirlenen 12.8.2006 tarihli adi yazılı belgede, davalının 1669 parselde bulunan 540 m2.lik hissedeki zilyetlik hakkını davacıya devrettiği, 30.8.2006 tarihine kadar devrettiği yerin etrafının duvarla
2011/7355-18628
çevrilip davacıya teslim edileceği, teslim edilmediği takdirde 200.000 TL.nin tazminat olarak devacıya ödeneceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşme tarihinde tapuya kayıtlı bulunan taşınmazla ilgili olarak yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup, taraflar ancak sözleşme uyarınca verdiklerini aynı anda birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Ne var ki, geçersiz sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesinde denkleştirici … ilkesinin de gözetilmesi gerekir. Öte yandan sözleşme gezersiz olsa da, taraflar alınanların iadesi hususunda, iade edilmesi gereken bedelin ne olduğunu kararlaştırmış iseler, iade anında ödenmesi kararlaştırılan bu bedelin geçerli olduğunun kabulü gerekmekte olup, dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Hal böyle olunca öncelikle, taşınmazın davacıya teslim edilememesi halinde ödenmesi kararlaştırılan 200.000 TL.nın mahiyetinin belirlenmesi gerekir. Davalının zilyetliği bir bedel karşılığında devir ettiğinin kabul edilmesi zorunlu olup. Her ne kadar sözleşmede davalıya ne kadar bedel ödendiği yazılı değil ise de, davacı tazminat olarak ödenmesi kararlaştırılan 200.00 TL.nın gerçekte davalıya ödenen para olduğunu bildirmiş bulunmaktadır. Bu itibarla davacıdan, davalıya ödediği bedelin ne miktar olduğu hususunda delilleri ile davalının karşı delilleri alınıp, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle davalıya ödenen bedelin ne olduğu saptanmalı, davacının ödediği saptanan bedeli denkleştirici … ilkelerine göre talep edebileceği kabul edilerek ve davadaki talep miktarı da gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.